Kaynaklar

    Rüzgar enerjisi; doğal, yenilenebilir, temiz ve sonsuz bir güç olup kaynağı güneştir. Güneşin dünyaya gönderdiği enerjinin %1-2 gibi küçük bir miktarı rüzgar enerjisine dönüşmektedir. Güneşin, yer yüzeyini ve atmosferi homojen ısıtmamasının bir sonucu olarak ortaya çıkan sıcaklık ve basınç farkından dolayı hava akımı oluşur. Bir hava kütlesi mevcut durumundan daha fazla ısınırsa atmosferin yukarısına doğru yükselir ve bu hava kütlesinin yükselmesiyle boşalan yere, aynı hacimdeki soğuk hava kütlesi yerleşir. Bu hava kütlelerinin yer değiştirmelerine rüzgar adı verilmektedir.  

     

    Diğer bir ifadeyle rüzgar; birbirine komşu bulunan iki basınç bölgesi arasındaki basınç farklarından dolayı meydana gelen ve yüksek basınç merkezinden alçak basınç merkezine doğru hareket eden hava akımıdır. Rüzgarlar yüksek basınç alanlarından alçak basınç alanlarına akarken; dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesi, yüzey sürtünmeleri, yerel ısı yayılımı, rüzgar önündeki farklı atmosferik olaylar ve arazinin topografik yapısı gibi nedenlerden dolayı şekillenir. Rüzgarın özellikleri, yerel coğrafi farklılıklar ve yeryüzünün homojen olmayan ısınmasına bağlı olarak, zamansal ve yöresel değişiklik gösterir. Rüzgar hız ve yön olmak üzere iki parametre ile ifade edilir. Rüzgar hızı yükseklikle artar ve teorik gücü de hızının küpü ile orantılı olarak değişir.  

     

    1. Rüzgâr enerjisine dayalı Aday YEKA’ların belirlenmesi için teknik ve idari çalışmalar yürütülmektedir.
    2. Rüzgâr enerjisine dayalı kaynak alanları (YEKA-RES) ile bağlantı kapasitelerinin kullanım haklarının tahsisleri için Şartname ve Sözleşme taslakları hazırlanır ve bu tahsisler için yarışmalar düzenlenerek ilgili süreçler yönetilir
    3. Rüzgâr enerjisi kaynaklarının değerlendirilmesine yönelik öneriler geliştirilir.
    4. Rüzgâr enerjisi ile ilgili yatırım ortamını iyileştirmek, süreçlerin yalın olmasını sağlamak, yatırımcıların uygulamada karşılaştıkları sorunları tespit etmek ve alınması gereken önlemler konusunda ilgili kurum/kuruluşlar ve sektör ile koordinasyonu sağlanarak gerekli çalışmalar yapılır.
    5. Rüzgâr kaynağına dayalı olarak yapılan önlisans veya lisanssız elektrik üretimi başvurularının teknik değerlendirmelerinin yapılması, teknik değerlendirmeleri olumlu sonuçlandırılmış olan önlisanslı, lisanslı veya lisanssız projelerin koordinat değişikliği, kapasite artışları ve türbin teknik özellikleri ile ilgili değişiklik talepleri hakkında uygunluk yazılarının düzenlenmesi ile ilgili çalışmaların yürütülür.
    6. Önlisans başvurusu yapmak isteyen kişiler tarafından kurulması gereken Rüzgar Ölçüm İstasyonu (RÖİ) yerlerinin uygunluğu hakkında görüş yazıları oluşturulmaktadır.
    7. Rüzgâr Enerjisi Potansiyel Atlasının (REPA) veri derinliğini artırmak, geliştirilmesini ve güncel tutulmasını sağlanarak talep edenlere noktasal veya alansal rüzgâr kaynak bilgilerin verilmektedir.
    8. Rüzgâr türbinlerinin İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı sorumluluğunda işletilen haberleşme, seyrüsefer ve radar sistemlerine olabilecek etkileşiminin belirlenmesi için TÜBİTAK tarafından hazırlanan Teknik Etkileşim Analiz Raporları ile ilgili olarak sorumlu olunan iş ve işlemler yürütülür.
    9. Kurulması planlanan rüzgâr santralleri için teklif edilen imar planları ile ÇED raporlarına ilişkin görüşler sunulur.
    10. Ruhsatlı maden sahaları ile üzerinde kurulması planlanan rüzgâr türbinlerinin birbirleri ile olabilecek etkileşimlerini değerlendirilerek bu doğrultuda görüşler verilmektedir.
    11. Deniz üstü rüzgâr santralleri hakkında çalışmalar takip edilir.
    12. Dalga Enerjisi Potansiyel Atlasının (DEPA) oluşturulması ile ilgili faaliyetlerin izlenir.

    Bakanlığımız, Genelkurmay Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı, MİT, EPDK, TÜBİTAK ve TEİAŞ arasında “Rüzgar Enerji Santrallerinin Kurulmasının Genelkurmay Başkanlığının Sorumluluğunda İşletilen Haberleşme, Seyrüsefer ve Radar Sistemlerine ve İçişleri Bakanlığı ve MİT Müsteşarlığı’nın Sorumluluğunda İşletilen Sistemlere Olan Etkileşimi Konusunda İzin Süreçlerinin Oluşturulmasına İlişkin Protokol” kapsamındaki tüm çalışmaların Taraflar ve üçüncü taraflarla koordinasyonu sağlanmaktadır. Lisanssız RES projeleri için taahhütlerde belirtilen şartların ilgili projenin bağlantı anlaşmasına derci sağlanmaktadır. Üçüncü tarafların ilgili projeleri için görüşme talepleri doğrultusunda Protokole taraf ilgili kurumlarla toplantılar düzenlenmiştir.

     

    Türkiye rüzgar enerjisi potansiyelini belirlemek amacıyla 2007 yılında geliştirilmiştir. Bu atlasta verilen rüzgâr kaynak bilgileri ve dinamik yapılı tematik haritalar rüzgâr enerjisi uygulamaları ve rüzgârın dikkate alınması gereken diğer faaliyet alanları (orman yangınlarıyla mücadele, hava kirliliği konsantrasyonlarının izlenmesi, dağ ve deniz sporları, denizcilik aktiviteleri, tarımsal uygulamalar, vb.) için önemli bir bilgi alt yapısı sağlamaktadır. 

     

    Türkiye Rüzgâr Enerjisi Potansiyel Atlası; 5 km mekânsal çözünürlükte çalıştırılan orta ölçekli sayısal hava tahmin modeli WRF (Weather Research and Forecast Model) İleri Araştırmalar sürümü ile üretilen meteorolojik veriler (hız, yön, sıcaklık, basınç) ile topografya ve yerel etkileri hesaplamalara katan 200 m mekânsal çözünürlükteki küçük ölçekli bir rüzgar akış modeli ve coğrafi bilgi sistemi (CBS) yazılımları kullanılarak hazırlanmıştır. Türkiye toplam yüzölçümünden kullanılamaz alanlar çıkarıldıktan sonra geriye kalan alanlar için rüzgar potansiyeli hesaplamaları yapılmıştır. Bu hesaplamalarda; yer seviyesinden 50 m. yükseklikte 7,5 m/s ve üzeri rüzgar hızlarına sahip alanlarda kilometrekare başına 5 MW gücünde rüzgar santralı kurulabileceği kabul edilmiştir. Bu kabuller ışığında Türkiye rüzgar enerjisi potansiyeli 47.850 MW olarak belirlenmiştir. 

     

    REPA ile özellikle rüzgâr enerjisi uygulamalarında yatırım yapılabilecek rüzgâr kaynak alanları kolaylıkla belirlenmekte, ön fizibilite çalışmaları yapılabilmekte, rüzgâr kaynağı arama amacıyla yapılan çalışmalar ortadan kaldırılarak zaman ve ekonomik tasarruf sağlanmakta ve kullanıcılar ile enerji planlamacılarının veriye dayalı kararlar almaları sağlanmaktadır. 

     

    Turkiye.gov.tr bağlantısı için tıklayınız.

     

     

     

    RÜZGAR GÜCÜ İZLEME VE TAHMİN MERKEZİ           

     

    Ülkemizin rüzgar enerjisi potansiyelinden azami ölçüde yararlanmak, daha fazla rüzgar santralinin elektrik sistemine entegrasyonunu sağlamak ve rüzgardan üretilecek elektriksel gücün önceden tahmin edilmesine yönelik “Türkiye’de Rüzgardan Üretilen Elektriksel Güç İçin İzleme Tahmin ve Yönetim Sistemi” projesi TÜBİTAK Uzay ve Meteoroloji Genel Müdürlüğü işbirliği ile 2010 yılında yürütülmeye başlanmış ve 2014 yılında tamamlanmıştır. Ülkemizde ilk kez uygulaması yapılan söz konusu proje ile işletmedeki kurulu gücü 10 MW ve üzeri RES’lerin RİTM’e bağlanması, izlenmesi ve güç tahminlerinin üretilmesi hedeflenmiştir.

    Proje kapsamında Genel Müdürlük ana binası içerisinde bir “Rüzgar Gücü İzleme ve Tahmin Merkezi”(RİTM) kurulmuştur. Toplam kurulu gücü 7712.15 MW olan işletmedeki 173 adet RES merkeze dahil edilmiştir. 18/09/2020 tarihi itibariyle RİTM’e bağlı RES’lerin kurulu gücü işletmedeki toplam kurulu gücümüzün %99’una karşılık gelmektedir. Bu santrallere ait üretimlerin izlenmesi ve geleceğe ilişkin çok kısa süreli (0-6 saatlik) ve kısa süreli (0-48 saatlik) üretim tahminleri yapılmaktadır. Üretilen Türkiye geneli tahminler TEİAŞ, EÜAŞ ve EPİAŞ ile paylaşılmakta, ayrıca santral bazlı tahminler de yönetmelikte belirtilen hizmet bedeli karşılığında RES sahibi tüzel kişilere verilmektedir.

    25.02.2015 tarih ve 29278 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Rüzgar Enerjisi Santrallerinin Rüzgar Gücü İzleme ve Tahmin Merkezine Bağlanması Hakkında Yönetmelik” ile RİTM’e bağlanma şartlarına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.

    Şekil -1: RİTM Sistem Mimarisi

     

    Sistemin işleyişi Şekil-1 ‘de özetlenmektedir. İşletmedeki rüzgar santrallerinden hız, yön, güç, status verileri SCADA ile alınmaktadır. Ayrıca santrallerin transformatör merkezlerine tesis edilen monitörler (Güç Kalitesi Çözümleyici) ile güç, akım, gerilim vb. veriler anlık olarak Rüzgâr Enerjisi İzleme ve Tahmin Merkezi’ne iletilmektedir. Bu verilerin senkron bir şekilde aktarılması GPS modülleri ile yapılmaktadır. Sözü edilen verilere ek olarak Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan rüzgar tahminleri merkeze belirlenen aralıklarla aktarılmakta, ayrıca merkezde sayısal hava tahminleri oluşturulmaktadır. Aktarılan bütün veriler merkezde tesis edilen veri toplama sistemi ile alınmakta ve veri tabanı sunucusunda depolanmaktadır. Verilerin tümü kullanılarak her bir rüzgar santrali için 0-6 ve 0-48 saatlik rüzgârdan üretilecek elektriksel güç tahminleri oluşturulmaktadır. 

    13 Şubat 2018 tarihinde tahmin hata oranlarının iyileştirilmesi, donanım ve yazılım mimarisinin yenilenmesi amacıyla Türkiye’de Rüzgardan Üretilen Elektriksel Güç İçin İzleme/Tahmin Sisteminin Yeniden Modellenmesi Projesi’ne (RİTM -2) başlanılmıştır. Bu kapsamda proje çalışmalarına devam edilmektedir.

     

    Detaylı bilgiye  www.ritm.gov.tr adresinden ulaşılabilir.

     

    Hayati önemdeki bu yıldızın endüstriyel manada enerji üretimi de mümkündür. Güneş enerjisi teknolojileri başlangıçta deneysel ve dar kapsamlı olarak başlamış olsa da günümüzde, özellikle konut teknolojileri açısından, başlı başına yeni bir ticari sektör haline gelmiştir. Özellikle temiz bir enerji kaynağı olması ve kurulumdan sonra neredeyse sıfır maliyetle çalışması güneş enerjisinin önemini arttırmaktadır.  Güneş enerjisi günümüzde daha çok gelişmiş ülkelerde, katı yakıtların ortaya çıkardığı çevresel sorunları hafifletmek amacıyla alternatif bir çözüm olarak kullanılmaktadır. Sanayi, konutlar veya bireysel amaçlı kullanımlar için gerek duyulan enerji ihtiyacını, bitkilerde olduğu gibi doğrudan güneşten sağlamak mümkün değildir. Bu sebeple güneş enerjisi çeşitli şekillerde dönüştürülerek kullanılabilir. Güneş ışınlarından yararlanmak için pek çok teknoloji geliştirilmiştir. Güneş enerjisi teknolojileri yöntem, malzeme ve teknolojik düzey açısından çok çeşitlilik göstermekle birlikte bir kısmı güneş enerjisini ışık ya da ısı enerjisi şeklinde direk olarak kullanırken, diğer teknolojiler güneş enerjisinden elektrik elde etmek şeklinde kullanılmaktadır. Güneş enerjisinin kullanım alanları arasında, doğrudan veya dolaylı elektrik üretimi, sıcak su elde edilmesi, alan ısıtma ve soğutma, sanayi kuruluşları için proses ısı enerjisi ve sera ısıtması sayılabilir. Türkiye’de güneş enerjisinden çok az miktarda, ancak sıcak su üretiminde faydalanılmaktadır. 

     

    Güneş enerjisi, güneşin çekirdeğinde yer alan füzyon süreci ile (hidrojen gazının helyuma dönüşmesi) açığa çıkan ışıma enerjisidir. Dünya atmosferinin dışında güneş enerjisinin şiddeti, yaklaşık olarak 1370 W/m² değerindedir, ancak yeryüzüne ulaşan miktarı atmosferden dolayı 0-1100 W/m2 değerleri arasında değişim gösterir. Bu enerjinin dünyaya gelen küçük bir bölümü dahi, insanlığın mevcut enerji tüketiminden kat kat fazladır. Güneş enerjisinden yararlanma konusundaki çalışmalar özellikle 1970'lerden sonra hız kazanmış, güneş enerjisi sistemleri teknolojik olarak ilerleme ve maliyet bakımından düşme göstermiş, çevresel olarak temiz bir enerji kaynağı olarak kendini kabul ettirmiştir.

    1. Güneş enerjisine dayalı Aday YEKA’ların belirlenmesi için teknik ve idari çalışmalar yapılmaktadır
    2. Güneş enerjisine dayalı kaynak alanları (YEKA-GES) ile bağlantı kapasitelerinin kullanım haklarının tahsisleri için Şartname ve Sözleşme taslakları hazırlanır ve bu tahsisler için yarışmalar düzenlenerek ilgili süreçler takip edilir.
    3. Güneş enerjisi kaynaklarının değerlendirilmesine yönelik projeksiyonlar ve öneriler geliştirilerek ilgili yatırımlarda karşılaşılan sorunları tespit etmek ve yatırım ortamını iyileştirmek, süreçlerin yalın olmasını sağlamak, yatırımcıların uygulamada karşılaştıkları sorunları tespit etmek ve alınması gereken önlemler konusunda ilgili kurum / kuruluşlar ve sektör ile koordinasyonu sağlamak için takip edilir.
    4. Güneş enerjisi sistemlerinin yaygınlaştırılması için teknik çalışmalar yapmak, mevzuat taslakları hazırlamak/düzenlemek veya mevcut olanları geliştirilir ve ilgili kurum/kuruluşlarla koordinasyon sağlanmasına özen gösterilir.
    5. Güneş elektrik santralları izlenmesi ve kontrol edilmesi ile ilgili çalışmalar yürütülür.
    6. Güneş enerjisine dayalı ön lisans başvuruları ile lisanssız üretim başvurularının teknik değerlendirme işlemlerini gerçekleştirilir.
    7. Güneş enerjisinin pasif uygulamaları ile ısıtma, soğutma ve aydınlatma kullanımı ile ilgili için uygulama çalışmaları yürütülmektedir.
    8. Güneş Enerjisi Potansiyel Atlasının (GEPA) veri derinliğini artırmak, geliştirilmesini ve güncel tutulmasını sağlanır.
    9. Güneş santrallarında kullanılan soğurucu veya yansıtıcı yüzeylerin karayolları, demiryolları ve hava yolları üzerinde olabilecek etkileri hakkında analizler yaparak talep eden kurumlara raporlanır.
    10. Kurulması planlanan güneş santralleri için teklif edilen imar planlarına görüşler oluşturulur.
    11. Ulusal & uluslararası projeler ve işbirliklerine katılım sağlanır.

    6446 sayılı Kanunun 14. üncü maddesi hükümlerine göre lisanssız yürütülebilecek faaliyetler kapsamında kurulan, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı çatı ve cephe uygulamalı elektrik üretim tesislerinde, elektrik enerjisinin tüketildiği noktada üretilmesinin sağlanması ve öz tüketimin teşvik edilmesi, Çatılarda Güneş Enerjisi üretimini yaygınlaştırmak için Teknik çalışmalar yapılmakta ve İlgili kurum/kuruluşlarla koordinasyon sağlanarak yazışmalar yürütülür ve mevzuat taslakları hazırlanmaktadır.

    1 Ocak 2018 tarihinde yayınlanan mevzuat değişikliğine göre artık 3 kVA’a kadar çatıya güneş enerjisi takmak ve kurulan düzenekten enerji üretimi sağlamak yasallaştı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu, konut ve iş yeri elektrik faturalarına destek olmak amacıyla, 3 kVA’ya kadar olan enerji üretimi taleplerinde, trafodan kaynaklanan enerji kısıtlamalarını kaldırma kararı aldı. Elektrik dağıtım şirketleri ise güneş panelinin kurulması için gelen talepleri artık geri çeviremeyecek, abone, çatısına 10 kVA’ya kadar koyacağı güneş enerjisi paneli veya rüzgar türbinlerini talep ettiğinde, firma trafodan 5 kVA’lık megavat trafo kapasitesi doluncaya kadar tüm talepleri karşılayacak. Aynı zamanda, üretilen elektriğin fazlası da satılabilecek. 

     

    Çatıda Güneş Enerjisi Kurulum Süreci Nasıl İşliyor?

     

    Elektrik hizmetlerinden faydalanan her abone yurttaş, çatıya güneş enerjisi fiyatlarını karşılayarak kendi elektrik üretim tesisini elde edebilir. Abone, belirtildiği üzere, mevzuattaki değişiklik ile de panellerin ya da tribünlerin kurulması amacıyla elektrik şirketine başvuruda bulunuyor ve belirli güneş enerjisi panellerinin, ekipmanların ücretini ödeyerek, şebekeye aktardığı elektriği kullanmaya başlayabiliyor hatta gerekirse ürettiği elektriğin artan kısmını satarak kazanç da sağlayabiliyor.

     

    Çatıda Enerji Kurulumu Ne Kadar Sürüyor?

     

    Bu durum çatıya güneş enerjisi maliyeti ile de iç içe bir konu oluşturmaktadır. Çatıdan güneş enerjisi elde etmek için gereken ekipmanlar, Türkiye’de özellikle de bu konuda bilincin az olması ve düzenlemelerin çeşitli girişimlere yeni yeni izin vermesi nedeni ile pahalı olabildiği gibi süreç de sanıldığından daha uzun sürebiliyor. Günümüzde, güneş enerjisi santrali kurmak isteyen yatırımcıların da madur olduğu bu konuda, güneş paneli, şarj kontrol cihazı, evirici, akü gibi çeşitli ekipmanların toplanması, elektrik firmasının kurulum için gelmesi ve gerekli lisansların çıkarılması gerekmektedir. Tüm bu süreç ise bulunduğunuz bölgeye ve bütçenize göre değişecektir. Çatıda güneş enerjisinden elektrik üretimi için gereken niteliklerin varlığının belirlenmesi sonrasında, projenin çizilmesi ve onaylanması en geç 90 güne kadar tamamlanmaktadır.

     

    Çatıya Güneş Paneli Takacak Şirket Nasıl Bulunur

     

    Lisanssız üretim kapsamındaki elektrik santralinin çatıya kurulması için iki yıllık kira sözleşmesi ile birlikte elektrik dağıtım firması tarafından güneş panelinin takılması işlemleri sahiplenebildiği gibi bazen satıcı firmalar da kurulumu yapmakta, elektrik dağıtım firması sadece denetlemekle kalmaktadır. Çatıdaki güneş enerjisinin kaldırılması, durumunda ise sözleşmeyi imzalamış ve panelin sahibi olan kişi, elektrik dağıtım firması ile yaptığı görüşme ile bu durumu bildirmeli ve panelin sökülmesini sağlamalıdır.

     

    Çatıya Güneş Paneli Takacak Firma Nasıl Seçilir?

     

    Çatıya güneş paneli takacak firma seçiminde, aynı firmanın daha önce çatı güneş enerjisi paneli ya da çatı tipi enerji üretimi, çatı kaplama güneş enerjisi kapsamında gerçekleştirdiği projelerin sağlığına bakmak gerekmektedir. Bununla beraber çatıda elektrik üretim maliyeti, seçilen panelin markasına ya da panelin türüne göre de değişmektedir. Bu paneller, %15 ile %20 arasında güneş ışıklarını geri yansıtmayarak enerjiye dönüştüren çeşitli verimlilik aralığına sahiptir. Aynı zamanda, evirici, akü regülatörü ya da DC/AC dönüştürücüsü kapsamında kullanılan ekipmanın kalitesi de dikkate alınmalıdır. Apartmanlar için güneş enerji sistemleri ise apartmanın fiziki yapısına göre daha farklı panellere, apartman yönetiminin ya da hukuki uygulamaların türlerine göre değişmektedir. Bazı durumlarda, bütün apartmana elektrik verilmesi için güneş enerjisi çatı kaplama uygulamasıyla birleştirilmektedir.

     

    Çatı Güneş Enerjisi Maliyeti Nedir?

     

    Çatı güneş enerji su ısıtma sistemleri fiyatları ve çatıda elektrik üretimi maliyeti, sistemde kullanılan malzemeden, elektrik dağıtım şebekesinin altyapısından, arazi tipinden, günlük güneşlenme süresinden, evin fiziki yapısına kadar değişim göstermektedir. Apartmanlar için güneş enerji sistemleri, müstakil evler için uygun görülen sistemlerle aynı değildir. Aynı şekilde, çatıya güneş enerjisi paneli kurmak için gereken fiziki koşullar, elektrik dağıtım firmasının abone başvurusunu onaylamasından 90 gün sonra resmi kurumlarca onaylanmaktadır, onay sürecinde yapılan denetimlerde verilen puan da fiyatlandırmada önemli bir etkendir. Çatı güneş enerjisi fiyatları üretilecek olan enerjinin boyutuna ve panelin boyutuna göre değişecektir. 

    30/06/2017 tarih ve 30110 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Güneş Enerjisine Dayalı Elektrik Üretim Tesis Başvurularının Teknik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmeliğin “Parlama Analizi” başlıklı 9 uncu maddesi kapsamında Karayolları Genel Müdürlüğü KGM ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü DHMİ tarafından talep edilmesi halinde güneş enerjisi santrallarınde kullanılan soğurucu veya yansıtıcı yüzeylerin karayolları ve hava yolları üzerinde olabilecek etkileri hakkında parlama/ışıldama analizleri yapılmaktadır ve sonucu ilgili kurumlara görüş olarak bildirilmektedir.

    Türkiye Dünya üzerinde 36- 42o kuzey enlemleri ve 26- 45o doğu boylamları arasında bulunmaktadır. Ülkemiz güneş kuşağı içinde yer almakta olup bu konuda önemli bir potansiyele sahiptir. Ülkemiz, coğrafi konumu nedeniyle sahip olduğu güneş enerjisi potansiyeli açısından birçok ülkeye göre şanslı durumdadır. Türkiye’miz bulunduğu coğrafi konum itibarı ile yıllık bazda tüm illeri Güneş enerjisinden elektrik elde edilebilecek kadar büyük potansiyele sahip bir ülkedir. Başka bir deyişle memleketimizin her yerinde iyi bir fizibilite ile Güneşten elektrik elde etmek mümkündür. Türkiye Güneş Enerjisi Potansiyel Atlası (GEPA), Türkiye güneş kaynaklarının karakteristiklerini ve dağılımını belirlemek amacıyla üretilmiştir. Yani yapılan güneş enerjisi potansiyeli belirleme çalışmalarına göre;

    • Ülkemizdeki güneş enerjisi uygulama açısından en iyi alanların nereler olduğu,
    • Belirlenen bu yerlerdeki güneş enerjisine dayalı elektrik veya ısı enerjisi üretim imkânları,

    Gibi konuların belirlenmesi amacıyla GÜNEŞ ENERJİSİ POTANSİYELİ ATLASI (GEPA) oluşturulmuştur. Bir güneş enerjisi atlası, 

    • Atlas alanındaki güneş enerjisi kaynağını belirlemede ve yüksek güneş potansiyel bölgelerini belirlemede
    • Bir sonraki adımda daha fazla ayrıntılı inceleme yapmak üzere gerekli güneş kaynak bilgilerini güneş enerjisi uygulamalarında gerekli olan diğer parametrelerle beraber sunarak ilk etüt çalışmalarında
    • Yüksek çözünürlüklü güneş kaynağı haritaları ve bu haritalardan alınan bilgiler hükümet planlamacıları, enerji servis şirketleri, özel girişimciler, iş dünyası ve arazi/konut sahipleri gibi bir geniş kullanıcı bandına hizmet sunmada
    • Güneş kaynağı hakkında en güncel ve tam bilgilere doğrudan erişim ile bu ürünler kullanıcıların veriye dayalı kararlar almalarını sağlamada
    • Yerel seviyede, bu ürünler, örneğin, yerel bir güneş enerjisi uygulamasının yapılabilirliğini belirlemede

    Bir büyük ölçekte, bu gibi soruların cevaplandırılmasına yardım eder.

    • Belirlenen alanda ne kadar Güneş potansiyeli vardır,
    • En iyi alanlar nerededir,
    • Ekonomik Güneş geliştirme olasılığı nedir,
    • En açık engeller ve özendirici nitelikler nelerdir,
    • Elektrik üretim maliyeti nedir, vb.

    Ülkemizin güneş potansiyelini bir bütün olarak belirleyip rakamlarla belirlemek bugün için son derece zordur. Güneş enerjisinden yararlanmak için önce yörenin veya bölgenin Güneş enerjisi potansiyelinin ve Güneş özelliklerinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu konuda meteorolojik temelin oluşturulması, bu temel üzerinde kurulacak diğer amaçlardan daha önemlidir. Güneşin doğası gereği meteorolojik ve topografik yapıya son derece bağlı olması, potansiyel belirleme çalışmalarını daha da zorlaştırmaktadır. Güneş enerjisi bölgesel olabildiği için Türkiye'nin değişik yerlerinde Güneş potansiyellerine de rastlanabilir. Mevcut GEPA Coğrafi Bilgi Sistemleri Teknikleri ve uydu görüntülerinden yararlanarak güneş enerjisi potansiyeli belirlenmiş olup daha sonra ürün görüntüleme yazılımı geliştirilerek ilave özellikler kazandırılmıştır. GEPA'da zaman serisi verileri bulunmayıp, sadece yıllık, mevsimlik ve aylık ortalama Güneş verisi değerleri de yer almaktadır. Ayrıca, yeni geliştirilmiş hali ile GEPA sadece ortalama bir yıla ait Güneş değerlerini değil, gerçek yılların verilerini de içermektedir. Bu sayede belli bir yıla özgü verilerin elde edilmesi mümkündür. Güneş kaynak bilgileri, tematik haritalarla desteklenerek Türkiye geneli, grid, coğrafi bölge, il ve seçilecek herhangi bir alan veya nokta bazında sorgulanabilmektedir. Bu çalışmalar kapsamında ölçümler ve analizler bugün ülkemizin değişik yerlerinde halen sürmektedir. Yapılan etütlerden yararlanılarak uygun yerlere Güneş Gözlem İstasyonu (GGİ) kurulmuştur. Uzun yıllar değişik yerlerde yapılan çalışmanın sonuçları, MGM kayıtlarından farklı olarak çeşitli yerlerde Güneş enerjisinden yararlanılabileceğini göstermektedir. Güneş Enerjisi Potansiyeli Atlası (GEPA) tamamlanarak ve ürün görüntüleme yazılımı albümü hazırlanarak Genel Müdürlüğümüzün web sayfası üzerinden kullanıcıların hizmetine sunulmuştur. Kullanıcılar internet sayfası üzerinden il ve ilçe bazlı güneş enerjisi potansiyellerini ve güneşlenme sürelerini rahatlıkla öğrenebilmektedirler.  Böylece Güneş enerji santralı kurulabilecek alanlar kolaylıkla belirlenmekte, ön fizibilite çalışmaları yapılabilmekte, Güneş kaynağı arama amacıyla yapılan çalışmalar ortadan kaldırılarak tasarruf sağlanmaktadır. Bu atlasta verilen detaylı güneş kaynağı haritaları ve diğer bilgiler güneş enerjisinden elektrik üretimine aday bölgelerin belirlenmesinde kullanılabilecek bir alt yapı sağlamaktadır. Ülkemizde Güneş enerjisine dayalı üretim tesisleri kurmak isteyen birçok yatırımcı, ilgilendikleri alanların Güneş kaynak bilgilerini Enerji İşleri Genel Müdürlüğü’ne başvuru yaparak temin edebilmektedirler.

    Güneşten üretilebilecek enerji potansiyeli mimimum yaklaşık 380 milyar kWh civarındadır. Türkiye’nin brüt güneş enerjisi teknik potansiyeli 87.5 Milyon Ton Eşdeğer Petrol (TEP) büyüklüğündedir. Bu değerin 26.5′i ısıl kullanıma, 8.75′i ise elektrik üretmeye uygundur.

    Güneş Enerjisi Potansiyeli Atlasına ( GEPA) göre; 

    1. Ortalama yıllık toplam güneşlenme süresi    = 2766,5 saat/yıl
    2. Ortalama günlük toplam güneşlenme süresi = 7,58 saat/gün
    3. Ortalama yıllık toplam ışınım şiddeti           = 1521,7 kwh/m2-yıl
    4. Ortalama günlük toplam ışınım şiddeti        = 4,17 kwh/m2-gün

    olarak hesaplanmıştır.

               Güneşten verimli oranlarda yararlanılabilen gün sayısı yılda 110 gün gibi yüksek bir seviyededir. Yılın 10 ayı boyunca teknik ve ekonomik olarak ülke yüzölçümünün % 63'ünde ve tüm yıl boyunca % 17'sinden yaralanabilir. Aylara göre Türkiye güneş enerji potansiyeli ve güneşlenme süresi değerleri Tablo’da verilmiştir.

    Tablo: Türkiye'nin Aylık Ortalama Güneş Enerjisi Potansiyeli

    AYLARAYLIK TOPLAM GÜNEŞ ENERJİSİGÜNEŞLENME SÜRESİ
    (kcal/cm2-ay)(kWh/m2-ay)(saat/ay)
    OCAK4.4551.75103.0
    ŞUBAT5.4463.27115.0
    MART8.3196.65165.0
    NİSAN10.51122.23197.0
    MAYIS13.23153.86273.0
    HAZİRAN14.51168.75325.0
    TEMMUZ15.08175.38365.0
    AĞUSTOS13.62158.40343.0
    EYLÜL10.60123.28280.0
    EKİM7.7389.90214.0
    KASIM5.2360.82157.0
    ARALIK4.0346.87103.0
    TOPLAM112.7413112640
    ORTALAMA308.0 cal/cm2-gün3.6 kWh/m2-gün7.2 saat /gün

     

    Türkiye’nin en kuzey enlemi olan 42º ile en güney enlemi olan 36º araştırmanın sınırlarını oluşturmaktadır. Aylara göre güneş ışınımlarında güneşli gün için max. ışınım değerleri alınmıştır. Örneğin 36º enlemde aralık ayında toplam günlük ışınım max. 6.200 kcal/m2 (25.916 kW/m2) olmakta ve S = 60º değeri bulunmaktadır. Aralık ayında ve 42º enlemde max. toplam günlük ışınım S = 66º ile alınmakta ve değeri 5.300 kcal/m2 (22.154 kW/m2) olmaktadır.

    Ülkemizin yıllık toplam güneş enerjisi potansiyelinin coğrafi bölgelerimize göre dağılımı Tablo da görülmektedir.

    Tablo: Türkiye'nin Yıllık Toplam Güneş Enerjisi Potansiyelinin Bölgelere göre Dağılımı

    BölgelerToplam Enerji (kWh/m2/yıl)Güneşlenme Süresi
    Güneydoğu Anadolu 14602993
    Akdeniz13902956
    Doğu Anadolu13652664
    İç Anadolu13142628
    Ege13042738
    Marmara11682409
    Karadeniz11201971

    Türkiye’nin güneş enerjisinden yararlanma potansiyeli en fazla olan bölgesi Güneydoğu Anadolu Bölgesi’dir. Akdeniz Bölgesi ikinci sıradaki bölgemizdir.

    • En az ışınım alan bölge Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesidir. Bu bölgenin hem enlem değeri büyük hem de rutubetli iklimi vardır. Atmosferdeki fazla su buharı, ışınımın perdelenmesi ne neden olmaktadır.
    • Marmara ve Kuzey Ege Bölgesi, Karadeniz’e göre biraz daha iyi durumdadır.
    • Güney Ege, Batı Akdeniz ve Orta Anadolu Bölgeleri orta derecede ışınım almaktadır.
    • Doğu Akdeniz ve Doğu Anadolu Bölgeleri ışınım değerleri iyi olan bölgelerimizdir.
    • Güney Doğu Bölgesinin sağ en alt ucu ise ışınım değerleri en iyi olan bölgemizdir. Sert ve soğuk iklime sahip bu yer kışın en fazla ışınım alan yerdir. Rakım yüksektir. Havadaki su buharı, yağmur ve kar şeklinde yoğuşmakta ve atmosfer daha berrak olup ışınım perdelenmesi en az seviyededir.

    Resmi kurumlar ve enerji şirketleri bu haritaları kendi kişisel enerji programlarına uyarlamada kullanılırlar. Kısaca, bu güneş haritalama inisiyatifi, önemli planlama parametrelerine erişimi geliştirmek üzere ileri modelleme teknikleri kullanılarak, teknoloji transferi aktivitelerinde ve aynı zamanda ileriye yönelik güneş enerjisi planlama ve konuşlandırma kararlarının alınmasında yararlıdır. GEPA, Güneş enerjisi amaçlı kullanımının yansıra;

    • Orman yangınlarıyla mücadele,
    • Hava kirliliği konsantrasyonlarının izlenmesi,
    • Dağ ve deniz sporları,
    • Denizcilik aktiviteleri,
    • Tarımsal uygulamalar,
    • İnşaat sektörü,
    • Havacılık

    gibi birçok sektörün gelişimine de katkıda bulunabilecektir.