Üretim Faaliyetleri

    1. Bağlantı Bölgeleri ve kapasitelerin açıklanması

    2. Türk Ticaret Kanunu’na göre elektrik üretimi amacıyla kurulan şirket tarafından proje geliştirilecek sahada tesis türüne göre rüzgâr / güneş ölçüm istasyonlarının kurulacağı yer için kullanım hakkının edinilmesi ve rüzgâr / güneş ölçüm istasyonlarının kurulması

    3. Proje sahasında veya sahası temsil eden yerde en az 1 yıl süreli Rüzgâr - güneş ölçümü

    4. Önlisans Başvuru dosyasının hazırlanması ve başvuru yapılması

     

    • Kurulan ölçüm istasyonları için hazırlanan “Ölçüm İstasyonu Kurulum Raporu’nun Meteoroloji Genel
    • Müdürlüğü veya Akredite kuruluşlarca onaylanması
    • En az 1 yıl süreli ölçüm verilerinin Meteoroloji Genel Müdürlüğü veya Akredite kuruluşlara gönderilmesi
    • 1 yılsonunda “Ölçüm Sonuç Raporu’nun Meteoroloji Genel Müdürlüğü veya Akredite kuruluşlarca onaylanması
    • Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği ve EPDK Kurul Kararlarıyla duyurulan başvuru bilgi ve belgelerin hazırlanması
    • EPDK Kurul Kararlarıyla duyurulan tarihlerde önlisans başvurusunun yapılması
    • Önlisans başvurusunun EPDK tarafından ön incelenmesi

     

    5. Ön incelemesi uygun bulunan başvuruların EİGM tarafından başvurunun teknik değerlendirmesi ve teknik değerlendirmesi uygun görülenler için EİGM tarafından hazırlanan “teknik değerlendirme sonuç raporu’nun EPDK’ya gönderilmesi

    6. Teknik değerlendirmesi yapılan ve aynı bölgede bulunan başvurular için TEİAŞ tarafından bağlantı “yarışma” sürecinin tamamlanması

    7. Birim “mw” kurulu güç için en fazla ücreti ödemeyi taahhüt eden başvurunun TEİAŞ tarafından EPDK’ya bildirilmesi

    8. Yarışmayı kazanan şirkete EPDK tarafından “önlisans” verilmesi

    9. Önlisans sürecinde şirket tarafından tesis kurulumuna yönelik her türlü idari izinlerin alınması – imar planı onayları – proje onayları

    10. EPDK tarafından üretim lisansı verilmesi

    11. İnşaatın tamamlanması -  tesis kabulleri

     

    • Tesise ait projelerin ETKB veya ETKB’nin yetkilendireceği kuruluşlarca onaylanması
    • İnşaat ve kurulum işlemlerinin tamamlanması
    • Tesisin ETKB veya ETKB’nin yetkilendireceği kuruluşlarca kabul edilmesi

     

    12. İşletme

    Not: Ölçümler sadece rüzgâr ve güneş enerjisine dayalı önlisans başvuruları için yapılmaktadır.

    • Ön lisans başvuruları içinden birbirleriyle kesişen/çakışan başvuruları belirlenir
    • Ön lisanslı ve lisanslı GES projelerinin koordinat değişikliği, kapasite artışları, santral sahası değişikliği ve panel teknik özellikleri ile ilgili değişiklik talepleri hakkında teknik değerlendirme yapılmakta ve uygunluk yazıları düzenlenmektedir.
    • Ön lisans / lisans alınmış GES projeleri için teklif edilen imar planları ve hazırlanan ÇED raporlarına ilişkin görüşler oluşturulmaktadır.
    • Güneş kaynağına dayalı olarak yapılan ön lisans başvuruları için Teknik Değerlendirme Sonuç Raporları düzenlenmektedir.

    20.10.2015 tarihli ve 29508 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Rüzgar Kaynağına Dayalı Elektrik Üretimi Başvurularının Teknik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in 6 ncı maddesi birinci ve ikinci fıkraları gereği lisanssız elektrik üretim kapsamında yapılan rüzgar enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerinin teknik değerlendirmelerinin yapılabilmesi için Genel Müdürlüğümüze YEPDİS üzerinden aşağıda verilen bilgi ve belgelerin sunulması gerekmektedir.

    1. Genel Müdürlük internet sitesinde ilan edilen teknik değerlendirme bilgi formu ve MS Excel formatında hazırlanan teknik değerlendirme formu: RES Lisanssız Başvuruları İçin Teknik Değerlendirme Formu
    2. Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinden veya Lisanslı Harita Kadastro Büroları tarafından verilen onaylı koordinatlı aplikasyon krokisi.

     

    Aşağıda verilen durumlarda başvurular olumsuz olarak değerlendirilecektir: 

     

    • Teknik değerlendirme bilgi formunda bilgi eksikliği,
    • Santral sahasını oluşturan köşe koordinatlarının birbirini takip eden ardışık sırada olmaması,
    • Lisanssız elektrik tesisinin başka bir lisanssız ve bağdaşmaz alanlardaki tesisleri (lisanslı, YEKA …) almış üretim tesisi/tesislerini etkilemesi,
    • Başvuruda belirtilen türbin koordinatları merkez kabul edilerek yarıçapı türbin rotor kanat uzunluğu olacak şekilde çizilecek olan dairesel bir alanın, başvuruda belirtilen arazi sınırının dışına taşması hali.

     

    Lisanssız RES Teknik Değerlendirme Sonuçları 

     

    Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik’in 7’nci maddesi onuncu fıkrasında “Teknik değerlendirmesi uygun bulunan başvurulara ait teknik değerlendirme raporu her ayın beşine kadar EİGM internet sayfasında ilan edilir. İlan edilen rüzgar enerjisine dayalı başvuru sahipleri Teknik Etkileşim İzni için TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi’ne başvuruda bulunur. Söz konusu başvurunun eksiksiz yapıldığına dair belge EİGM’in ilan tarihinden itibaren otuz gün içerisinde EİGM'e sunulur. TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi’ne Teknik Etkileşim İzni için eksiksiz başvurulduğuna dair belgenin; 

    a) Süresi içerisinde sunulmaması halinde söz konusu başvuru,

    b) Süresi içerisinde sunulması halinde ilgili başvuruya ilişkin kapasitenin Teknik Etkileşim İzni sonucuna kadar bekletilmesi için, 

    EİGM tarafından İlgili Şebeke İşletmecisine bildirilir. İlgili Şebeke İşletmecisince (a) bendi kapsamındaki başvurular reddedilir.” hükmü amirdir. Özellikle rüzgar enerjisine dayalı üretim tesisi başvuru sahiplerinin mağduriyetlerinin oluşmaması adına Genel Müdürlüğümüz internet sitesini takip etmeleri faydalı olacaktır. 

     

    Her ay teknik değerlendirmesi Genel Müdürlüğümüzce uygun bulunan rüzgâr enerjisine dayalı başvurulara ait teknik değerlendirme raporları aşağıdaki linkte yer almakta olup organize sanayi bölgelerinde yer alan başvurular bölgede görevli şebeke işletmecisinin linkinde yer almaktadır..

     

1

Ağustos 2020 ( Göster >>

Ağustos 2020 Rapor ( Göster >>

1 Ocak 2019 ( Göster >>
2 Temmuz 2019 ( Göster >>
3 Kasım 2019 ( Göster >>
1 Ocak 2018 ( Göster >>
2 Şubat 2018 ( Göster >>
3 Mart 2018 ( Göster >>)
4 Nisan 2018 ( Göster >>
5 Mayıs 2018 ( Göster >>
6 Haziran 2018 ( Göster >>
7Temmuz 2018 ( Göster >>
8 Ekim 2018 ( Göster >>
9 Kasım 2018 ( Göster >>

 

1 Ocak 2017 ( Göster >> ) 
2 Şubat 2017 ( Göster >> ) 
3 Mart 2017 ( Göster >> ) 
4 Nisan 2017 ( Göster >> ) 
5 Mayıs 2017 ( Göster >> ) 
6 Haziran 2017 ( Göster >> ) 
7 Temmuz 2017 ( Göster >> ) 
8 Ağustos 2017 ( Göster >> ) 
9 Eylül 2017 ( Göster >> ) 
10 Ekim 2017 ( Göster >> ) 
11 Kasım 2017 ( Göster >> ) 
12 Aralık 2017 ( Göster >> ) 

 

1 Mart 2016 ( Göster >> )
2 Nisan 2016 ( Göster >>)
3

 Mayıs 2016 ( Göster >>)

4 Haziran 2016 ( Göster >> )
5 Temmuz 2016 ( Göster >> )
6 Ağustos 2016 ( Göster >> ) 
7 Eylül 2016 ( Göster >> ) 
8 Ekim 2016 ( Göster >> ) 
9 Kasım 2016 ( Göster >> ) 
10 Aralık 2016 ( Göster >> ) 

EDAŞ'lara yapılan lisanssız üretim başvuruları için teknik değerlendirme süreci yönetilerek ve revize talepleri mevzuat kapsamında değerlendirilerek görüş verilmektedir.

Lisanssız üretim başvuruları kapsamında kurulması planlanan santraller ile EDAŞ’ların sorumluluğundaki illerde başka amaçlar için teklif edilen

 

    Temel olarak YEKA; idari izinler açısından kurulmasına engel olmayan, teknik açıdan kurulması ve işletilmesi uygun, ekonomik potansiyele sahip büyük kurulu güçlerde rüzgar ve/veya güneş enerjisi kaynaklarına dayalı elektrik üretim santrallerinin kurulabileceği alanlardır. 

    Genel olarak YEKA’nın temel amaçlarını aşağıdaki maddeler halinde sıralayabiliriz;

    • Rüzgâr ve güneş enerjisi potansiyeli açısından ekonomik alanların öncelikli olarak belirlemek,
    • Teknik açıdan kurulması uygun ve verimli olan alanların tespitini yapmak,
    • Rüzgâr ve/veya güneş enerjisi santrali kurulmasında idari açıdan herhangi bir izin sorunu olmayan alanları ortaya çıkarmak,
    • Belirlenecek olan alanların, kurulması idari açıdan yasak alanların ve emniyet mesafelerinin dikkate alınarak planlanması ile çevreye karşı değil çevreye duyarlı projeler gerçekleştirmek,
    • Kaynak alanlarının mevcut iletim altyapısı ve yatırım projeksiyonları dikkate alınarak belirlenmesi ile yenilenebilir enerji kaynaklarının şebekeye oluşturabileceği etkileri minimuma indirgemek,
    • İhtiyaçlar doğrultusunda iletim altyapı planlama projeksiyonlarının kaynak alanlarına özel planlanmasını sağlamak,
    • Ülke ekonomisi açısından ekonomik projelerin öncelikli olarak gerçekleştirilmesini sağlamak,
    • Trafo kapasitesinin RES ve GES kurulması uygun olan alanlara rezerve edilmesini sağlamak, 
    • Yenilenebilir enerji yatırımlarında boşa giden zaman ve maliyet kalemlerini ortadan kaldırmak,
    • Belirlenecek olan alanların inşaat dönemine hazır projeler olması sebebi ile gerçek yatırımcıya tahsisinin sağlanması suretiyle yatırımların kısa vadede ve etkin bir şekilde devreye girmesi ile enerji arz güvenliğine yardımcı olmaktır.

    Bir alanın YEKA olarak ilan edilebilmesi için o bölgenin elektrik üretimi açısından ekonomik kaynak potansiyele sahip olması, teknik anlamda kurulmasını ya da işletilmesini engelleyecek kısıtlamaların olmaması, çevreye duyarlı bir yatırım olması ve üretilen elektriğin iletim sistemine güvenilir bir şekilde aktarılabilmesi gibi hususların göz önünde bulundurularak analiz ve planlamaların yapılması gerekmektedir. Kaynak alanı belirlenirken tüm kriterlerin sürecin başında dikkate alınması nedeni ile YEKA yöntemi ile yatırımlar çok daha hızlı bir şekilde devreye girebilmekte ve belirlenen hedeflere daha kolay ulaşabilmenin önü açılmış olmaktadır. YEKA’nın gerekli izin süreçlerinden arındırılmış olması sebebi ile yatırımlar direkt inşaat sürecinde başlayacak ve böylelikle sadece gerçek yatırımcılar faaliyet göstermesi sağlanacaktır. Son olarak mevcut lisans sürecine alternatif olarak uygulanacak olan kaynak alanı belirleme yönteminin benimsenmesi ile projelerin çok daha kısa sürelerde işletmeye girmesi ile kısa sürelerde büyük kurulu güçlere ulaşılacağı ve böylelikle ülkemizin yenilenebilir enerji hedeflerini yakalayabileceği düşünülmektedir. YEKA ile öncelikli olarak ekonomik projelerin hayata geçirilmesi esasının benimsenmesi projelerin kısa sürede işletmeye girmesinin yanı sıra en iyi kaynak alanlarının değerlendirilmesi sağlanacak böylelikle kamu ve özel sektör açısından kazançlı yatırımlar ortaya çıkacaktır.

     

YEKA belirlenmesi yöntemi, ülkelerin sahip olduğu kaynak potansiyelinin, mevcut iletim altyapısının ve o ülkede enerji yatırımlarına uygulanmakta olan mer’i mevzuatın dikkate alınarak yapıldığı analizleri içermektedir. Bu yöntem eleme kriterlerine dayanan bir metot olup, genel olarak beş aşamada sınıflandırılabilir. Aşağıdaki kısımda kaynak alanları belirlenirken dikkat edilmesi gereken hususlar ve aşamalar anlatılmaktadır.

 

Aşama 1 - Minimum Eşik Değerinin Üzerinde Potansiyele Sahip Olan Alanlarının Belirlenmesi:

Kaynak alanları belirlenirken, ilk olarak enerji yatırımlarının ekonomik geri dönüşüm süreleri dikkate alınarak gerekli minimum eşik potansiyel değerlerinin hesaplanması gerekmektedir. Eşik potansiyel değerleri, uygulanacak olan teknoloji türlerine, yatırım ve işletim maliyetlerine, üretilen elektriğin satış fiyatlarına ve teşvik sistemlerine göre ülkeden ülkeye farklılık gösterebilmektedir. Bu aşamadaki amaç, öncelikle olarak ekonomik yatırım bölgelerinin tespit edilmesidir. YEKA kapsamında eşik potansiyel değerinin altındaki yenilenebilir enerji kaynak alanlarının çalışma kapsamından çıkarılarak geriye kalan alanlar üzerinden kaynak alanı aranmasına devam edilmesi gerekmektedir.

 

Aşama 2- İdari İzinler Açısından Kullanılmaz Alanların Tespiti:

YEKA yöntemi ile çevreye duyarlı yenilenebilir enerji projeleri geliştirmek amaçlamaktadır. Aday kaynak alanının elektrik üretimi için uygun potansiyele sahip olması tek başına o bölgenin kaynak alanı olabilmesi için yeterli olduğu anlamına gelmemektedir. Belirlenen kaynak alanlarının idari ve yasal izinler açısından yenilenebilir enerji elektrik üretim santrali kurulamasına yasak alanların içerisinde yer almaması gerekmektedir. Ülkeden ülkeye ve enerji kaynak türüne göre farklılık gösterebilen idari yasak alanların, kaynak alanı arama çalışmasında kapsam dışında tutulması gerekmektedir. Böylelikle idari izinler açısından yaşanılabilecek sorunlar, ilk etapta proje planlanırken dikkate alınmış olacaktır. YEKA çalışması kapsamında, idari açıdan kullanılmaz alanların ortaya konulması bu çalışmaların en önemli aşamalarından biridir. Çünkü arazi kullanım hakkının alınamayacağı bir alanda çalışmalara devam edilmesi, süreçte maddi ve zamansal açıdan kayıplara neden olmaktadır. 02.11.2013 tarihli ve 28809 sayılı RG’de yayımlanan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği ve 25.11.2014 tarihli ve 29186 sayılı RG’de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında yenilenebilir enerji yatırımları için görüşleri alınması gereken idari kurumların yasakladığı alanlar ve gerekli emniyet (yaklaşma) mesafeleri incelenmiştir.

    Kaynak alanı kapsamında belirlenecek olan enerji santral alanlarının kurulu güçleri büyük ölçekli olacağından dolayı bu alanların çevreye duyarlı bir şekilde planlaması gerekmektedir. Bu amaçla ülkemizde uygulanmakta olan mer’i mevzuat kapsamında enerji yatırımlarına izin verilmeyen alanlar aşağıda verilmiştir.

    a. Milli Parklar Kanunu’nun 2 nci maddesinde tanımlanan ve bu Kanunun 3 üncü maddesi uyarınca belirlenen "Milli Parklar", "Tabiat Parkları", "Tabiat Anıtları" ve "Tabiat Koruma Alanları",

    • Milli Parklar: Bilimsel ve estetik bakımından, milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlar,
    • Tabiat Parkı: Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip, manzara bütünlüğü içinde halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun tabiat parçaları,
    • Tabiat Anıtı: Tabiat ve tabiat olaylarının meydana getirdiği özelliklere ve bilimsel değere sahip ve milli park esasları kapsamında korunan tabiat parçaları,
    • Tabiatı Koruma Alanı: Bilim ve eğitim bakımından önem taşıyan nadir, tehlikeye maruz veya kaybolmaya yüz tutmuş ekosistemler, türler ve tabii olayların meydana getirdiği seçkin örnekleri ihtiva eden ve mutlak korunması gerekli olup sadece bilim ve eğitim amaçlarıyla kullanılmak üzere ayrılmış tabiat alanları (milliparklar.gov.tr, 07.07.2015).

    b. Kara Avcılığı Kanunu uyarınca belirlenen "Yaban Hayatı Koruma Sahaları, Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları ve Yaban Hayvanı Yerleştirme Alanları",

    c. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının "Tanımlar" başlıklı (a) bendinin 1 inci, 2 nci, 3 üncü ve 5 inci alt bentlerinde "Kültür Varlıkları", "Tabiat Varlıkları", "Sit" ve "Koruma Alanı" olarak tespiti ve tescili yapılan alanlar (csb.gov.tr, 08.07.2015),

    • Doğal (Tabii) Sit: Jeolojik devirlere ait olup, ender bulunmaları nedeniyle olağanüstü özelliklere sahip yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan korunması gerekli alanlar
    • Tabiat Varlığı: Jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait olup ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli, yer üstünde, yeraltında veya su altında bulunan değerler olup, “anıt ağaç” ve “mağaralar” tabiat varlığı olarak koruma altına alınmaktadır.
    • Anıt Ağaç: Yaş, çap ve boy itibariyle kendi türünün alışılmış ölçüleri üzerinde boyutlara sahip olan, yöre folklorunda, kültür ve tarihinde özel yeri bulunan, geçmiş ile günümüz, günümüz ile gelecek arasında köprü kurabilecek doğal ve uzun ömre sahip olan ağaçlar.
    • Mağara: Oluşumunda insan etkisinin bulunmadığı içinde mağara ekosistemini oluşturan ve belirgin özellikleri ile kendini belli eden şekil ve yapılar, birbiriyle yaşamsal bağı olan canlı toplulukları, gelişen veya canlılığını devam ettiren karakteristik fiziksel ve kimyasal çökeller ve herhangi bir müdahalede gelişim döngüsü bozulacak hassas bir yaşam alanı bulunan mağaralar.

    d. Çevre Kanunu’nun 9 uncu maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından "Özel Çevre Koruma Bölgeleri" olarak tespit ve ilan edilen alanlar,

    Özel Çevre Koruma Bölgesi: Ülke ve dünya ölçeğinde ekolojik önemi olan, çevre kirlenmeleri ve bozulmalarına duyarlı toprak ve su alanlarını, biyolojik çeşitliliğin, doğal kaynakların ve bunlarla ilgili kültürel kaynakların gelecek kuşaklara ulaşmasını emniyet altına almak üzere gerekli düzenlemelerin yapılabilmesi ve bu alanlarda uygulanacak koruma ve kullanma esasları ile plan ve projelerin tek elden hazırlanması amacıyla, Bakanlar Kurulu kararı ile ilan edilen bölgeler.

    e. Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği’nde belirtilen sulak alanlar ve bu alanları çevreleyen 2,5 km’lik tedbir bölgeleri

    Sulak alan: Doğal veya yapay, devamlı veya geçici, suları durgun veya akıntılı, tatlı, acı veya tuzlu, denizlerin gelgit hareketlerinin çekilme devresinde altı metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan, başta su kuşları olmak üzere canlıların yaşama ortamı olarak önem taşıyan bütün sular, bataklık, sazlık ve turbiyeler ile bu alanların kıyı kenar çizgisinden itibaren kara tarafına doğru ekolojik açıdan sulak alan kalan yerler

    f. 03.03.2014 tarihinde Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından yayınlanan 2014/1 sayılı Genelgesi kapsamında İstanbul, Kocaeli, Çanakkale, Tekirdağ, Hatay ve Artvin illerindeki kuş göç yolları,

    g. 17.1.1983 tarihli ve 83/5949 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği uyarınca yasak bölgeler,

    h. Boğaziçi Kanunu’na göre koruma altına alınan alanlar,

    i. "Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi" (Bern Sözleşmesi) uyarınca koruma altına alınmış alanlardan "Önemli Deniz Kaplumbağası Üreme Alanları"nda belirtilen I. ve II. Koruma Bölgeleri, "Akdeniz Foku Yaşama ve Üreme Alanları",

    j. "Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi" (Barcelona Sözleşmesi) uyarınca korumaya alınan alanlar,

    k. "Akdeniz’de Özel Koruma Alanlarının Korunmasına Ait Protokol" gereği ülkemizde "Özel Koruma Alanı" olarak belirlenmiş alanlar,

    l. Cenova Bildirgesi gereği seçilmiş Birleşmiş Milletler Çevre Programı tarafından yayımlanmış olan "Akdeniz’de Ortak Öneme Sahip 100 Kıyısal Tarihi Sit" listesinde yer alan alanlar,

    m. Cenova Deklerasyonu’nun 17 nci maddesinde yer alan "Akdeniz’e Has Nesli Tehlikede Olan Deniz Türlerinin" yaşama ve beslenme ortamı olan kıyısal alanlar,

    n. "Dünya Kültür ve Tabiat Mirasının Korunması Sözleşmesi"nin 1 inci ve 2 nci maddeleri gereğince Kültür Bakanlığı tarafından koruma altına alınan "Kültürel Miras" ve "Doğal Miras" statüsü verilen kültürel, tarihi ve doğal alanlar,

    o. "Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi" (RAMSAR Sözleşmesi) uyarınca koruma altına alınmış alanlar,

    p. Bilimsel araştırmalar için önem arz eden ve/veya nesli tehlikeye düşmüş veya düşebilir türler ve ülkemiz için endemik olan türlerin yaşama ortamı olan alanlar, biyosfer rezervi, biyotoplar, biyogenetik rezerv alanları, benzersiz özelliklerdeki jeolojik ve jeomorfolojik oluşumların bulunduğu alanlar,

    r. Kıyı Kanunu gereğince yapı yasağı getirilen alanlar,

    s. Su Ürünleri Kanunu kapsamında olan Su Ürünleri İstihsal ve Üreme Sahaları,

    t. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nin 17 nci, 18 inci, 19 uncu ve 20 nci maddelerinde tanımlanan alanlar,

    u. Göller, akarsular, yeraltı suyu işletme sahaları,

    v. Önlisans/Lisans almış rüzgar ve güneş enerjisi santral alanları,

    y. Lisanssız elektrik üretimi kapsamındaki rüzgar ve güneş enerjisi santral alanları,

    z. Maden İşleri Genel Müdürlüğünden işletme ruhsatı verilmiş değerli maden sahaları,

    w. Koruma alanları ilan edilen içme suyu maksatlı kuyu, pınar, kaynak, kaptaj, tünel, galeri vb. yapıların mutlak koruma alanlarında (50 - 100m) ve birinci derece koruma alanları,

    x. İçme suyu havzasına ilişkin özel hükümler getirilinceye kadar içme ve kullanma suyu mutlak ve kısa mesafeli koruma alanları.

    YEKA kaynak alanları belirlenirken üretim santrallerinin güvenilir bir şekilde işletilmesini etkileyebilecek olmasından dolayı aşağıdaki kriterlerin de o bölgeye has olarak proje bazlı olarak ayrıca düşünülerek göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

    • Nem miktarı,
    • Toz, tuz oluşumu ve taşınımı,
    • Sis ve buğu oluşumu,
    • Kar sıkılığı,
    • Tuzluluk miktarı,
    • Deprem tehlikesi olan bölgelerin tespiti,
    • Dolu,
    • Kar, buz ve rüzgar yükü,

    Aşama 3 - Teknik Kriterler Açısından Kurulamaz Alanların Tespiti:

    Bir elektrik üretim santralinin kurulumunun mümkün olduğunca kolay ve işletilmesinin ise sorunsuz olması istenir. Bu açıdan belirlenecek olan kaynak alanlarında teknik açıdan kurulmasında ve işletilmesinde sorun, ekonomik açıdan ise ekstra maliyetlerin oluşmasına sebep olabilecek kriterlerin ortaya konulması gerekmektedir. Bu kriterler yenilenebilir enerji kaynak tipine bağlı olarak değişmekte olup, burada arazinin topografyası, kurulu güce bağlı kaynak alanının büyüklüğü ve bölgesel bazda dikkat edilmesi gereken doğa şartları da göz önüne alınmalıdır.

    Aşama 4- Elektrik İletim Altyapısı Açısından İncelemesi:

    Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı güç santralleri, güneş ve rüzgarın doğası gereği değişken ve dağınık bir elektrik üretimi yaparlar. Bu açıdan kaynak alanına kurulacak olan santralden üretilen elektriğin şebekeye güvenilir bir şekilde aktarabilmesi için sistem işletmecisinin mevcut elektrik iletim altyapısının göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Mevcut iletim hattının taşıma kapasitesi ve elektrik arz-talep dengeleri, kurulacak olan üretim tesisinin kapasitesinde belirleyici bir etken olmaktadır. Eğer kaynak alanına yakın uygun iletim kapasitesi yoksa bu alana göre ilave nasıl bir yatırım yapılması hususu teknik ve ekonomik ölçekte bu aşamada değerlendirilmelidir.

    Aşama 5 - Belirlenen Kaynak Alanlarının Ekonomik Açıdan Öncelik Sıralamasının Yapılması:

    YEKA belirleme metodolojisinde, belirlenecek olan kaynak alanlarının ülke ekonomisi açısından öncelik planlamalarının yapılması gerekmektedir. Bu son aşamada, teknik ve idari açıdan uygun belirlenmiş olan kaynak alanlarına ait ekonomik varsayımlar üzerinden analizler yapılarak değerlendirmeler yapılacaktır. Belirlenen kaynak alanları arasında karşılaştırmalar yapılarak en ekonomik projelerin kısa vadede öncelikli olarak hayata geçirilmesi hedeflenmektedir.

    Yenilenebilir enerji kaynak alanı belirleme süreci teknik, idari ve ekonomik analizlere dayanmaktır. Bu süreçte izlenmesi gereken aşamalar 1’den 6’ya kadar numaralandırılarak Şekil’de verilmiştir. Bu bölüme kadar olan kısmında 1’den 4’e kadar olan aşamalar tamamlanmış ve aşağıda bu aşamalarda yapılan işlemler özetlenmiştir. Aşağıdaki güneş kaynak alanları belirleme metodolojisinde izlenmesi gereken süreç, akış şemasında gösterilmektedir.

    Şekil. Kaynak Alanı Belirleme Süreci

    • 1 Nolu Aşamada: Ülkemizde rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarının ekonomik yatırımlar olması için minimum eşik değerleri belirlenerek “Potansiyel Rüzgar ve Güneş Enerjisi Alanları” ortaya çıkarılmıştır.
    • 2 Nolu Aşamada: Ülkemizde elektrik piyasası ve ilgili diğer mer’i mevzuat kapsamında idari açıdan rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarına izin verilmeyen alanlar ve emniyet mesafelerine ilişkin kriterler ortaya konulmuştur.
    • 3 Nolu Aşamada: Üretim tesislerinin kurulmasında ekstra maliyetlere, işletme açısından zorluklara ve üretimde verim kayıplarına sebep olabilecek teknik kriterler rüzgar ve güneş enerjisi teknoloji türlerine göre tanımlanmıştır.
    • 4 Nolu Aşamada: Ekonomik potansiyele sahip rüzgar ve güneş enerjisi alanlarından, idari ve teknik açıdan kurulamaz alanların çıkarılması ile kaynak alanı belirleme sürecinde üzerinde çalışılacak olan aday kaynak alanları belirlenmiştir. Aday kaynak alanlarının arasından seçilecek olan kaynak alanları gene bir takım eleme işleminden sonra belirlenecektir.
    • 5 nolu aşamada aday kaynak alanları elektrik iletim altyapısı açısından ve ilgili bölgedeki idari ve teknik komiteler ile yapılacak çalışmalar ile incelenecek ve uygun bulunması durumunda kaynak alanları olarak ilan edilebilecektir.
    • 6 nolu son aşamada ise belirlenen kaynak alanları içerisinden ülke ekonomisi açısından veya enerji sistem gerekliliklerine göre öncelikli olarak hayata geçirilecek projeler seçilmelidir.
    • Son olarak da uygun olan projeler kaynak alanı olarak ilan edilmelidir. Bu süreç ilgili tüm paydaşlar ile koordineli çalışılması gereken detaylı bir çalışmayı gerektirmektedir.
    • Kaynak alanı belirleme yönteminde, kurulacak olan elektrik üretim santrallerinin çevreye zarar verebilecek etkilerine karşı yasak alanların ve emniyet mesafelerinin dikkate alınması nedeniyle çevreye daha duyarlı projelerin gerçekleştirilmesi sağlanacaktır. Ayrıca kaynak potansiyelinin yüksek olduğu yerlerin ortaya çıkarılması ile mevcut elektrik iletim altyapısı geliştirilmesi planlamalarının bu alanların dikkate alınarak yapılmasının yenilenebilir enerji potansiyellerinden daha fazla faydalanmasına imkân sağlanacaktır.

    Kaynak alanı belirleme yönteminde, kurulacak olan elektrik üretim santrallerinin çevreye zarar verebilecek etkilerine karşı yasak alanların ve emniyet mesafelerinin dikkate alınması nedeniyle çevreye daha duyarlı projelerin gerçekleştirilmesi sağlanacaktır. Ayrıca kaynak potansiyelinin yüksek olduğu yerlerin ortaya çıkarılması ile mevcut elektrik iletim altyapısı geliştirilmesi planlamalarının bu alanların dikkate alınarak yapılmasının yenilenebilir enerji potansiyellerinden daha fazla faydalanmasına imkân sağlanacaktır.

    Ülkemizde geliştirilebilecek çok sayıda aday kaynak alanı mevcuttur. İletim perspektifinden ve kaynak alanlarının idari ve teknik açıdan sorgulanması açısından bakıldığında her bir alan için ayrı ayrı çalışmak mümkün olamayacağından ilk etapta yapılması gereken, yüksek kaynak potansiyeline sahip alanlardan analizlere başlamaktır.

    1. Çalışma Grupları

    Kaynak alanlarının belirlenmesi süreci, koordineli ve detaylı bir çalışma sürecine ihtiyaç duymaktadır. YEKA çalışma grupları teknik ve idari olmak üzere iki alt çalışma komitesinden oluşmaktadır. Teknik komitede kaynak alanının belirlenmesi ve üretim potansiyellerini teknik açıdan inceleyecek olan ETKB adına EİGM ve üretilen elektriğin şebekeye aktarılabilmesini iletim altyapısı açısından değerlendirme yapacak olan TEİAŞ yer almaktadır. İdari komitenin alt çalışma gruplarında ise aday kaynak alanlarının arazi mülkiyeti, imar izni ve çevresel etkileri açısından değerlendirmeleri yapılacak olup, bu komitede ilgili yerel yönetimler ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yer almalıdır. Tüm bu çalışmalar İzleme Komitesi olarak Bakanlığımız ve EPDK tarafından gözden geçirilecek ve belirlenme sürecinin sonuçlandırılması gerçekleştirilecektir.

    2. Bölgesel Teknik ve İdari İzinler Açısından İncelenmesi

    İletim altyapısı açısından uygun olabilecek bölgelere ait kaynak alanı çalışması yapılırken dikkat edilmesi gereken diğer bir aşama ise arazinin jeolojik etütleri, mülkiyeti, oluşturabileceği çevresel etkileri ve imar süreci açısından değerlendirilmesinin yapılmasıdır. Bu süreçte ilgili yerel yönetimler ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile beraber çalışılması gerekmektedir.  Dikkat edilmesi gereken başlıca çalışmalar aşağıda verilmektedir.

    • Arazi Jeolojik Etütleri
    • Arazi Mülkiyeti
    • Yerel imar kısıtlamaları
    • Mevcut ya da projelendirilmiş bir yapı bulunması
    • Araziye ilişkin İzinler
    • Çevresel Etkiler

    3. Elektrik İletim Altyapısı Açısından Değerlendirilmesi

    Üretilen elektriğin şebekeye güvenle aktarılabilmesi açısından elektrik iletim altyapısı olmazsa olmaz bir husustur. Kaynak alanı belirleme sürecinde dikkat edilmesi gereken husus; iletim hatlarının mevcut olduğu yerlerde kaynak potansiyelinin aranması mı yoksa kaynak alanlarının olduğu yerlere iletim hatlarının mi getirilmesi gerekli olduğu ilişkisi “tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan çıkar” ikilemine benzemektedir. Bu amaçla yüksek kaliteli kaynak alanları ile elektrik iletim altyapısı arasındaki teknik ve ekonomik analizlerinin detaylı olarak yapılması gerekmektedir. Kaynak alanları, iletim altyapısı açısından iki grup altında toplanabilir. Bunlar;

    • Mevcut Alanlar: Yüksek kaliteli kaynak potansiyelinin olduğu ve mevcut ya da planlanan elektrik iletim hatlarına yakın olan alanlardır. İletim hatlarına olması gereken mesafe; kaynak alanının büyüklüğüne, potansiyeline ve o bölgedeki iletim hattının akım taşıma kapasitesine göre değişiklik gösterebilmektedir.
    • Geliştirilebilir Alanlar: Kaynak potansiyelinin yüksek olduğu ancak elektrik iletim hatlarının olmadığı ya da iletim hatlarına uzak olan alanlar ile iletim hatlarının olduğu ancak yüksek kaynak potansiyelinin bulunmadığı alanlardır. İletim altyapısı açısından kaynak alanlarının büyüklüğü, kaynak alanına yakın iletim hatlarının gerilim seviyelerine, kullanılan iletken türüne bağlı akım taşıma kapasitelerine ve üretilen elektriğin güvenilir bir şekilde aktarılabilmesi amacı ile yapılacak olan üretim ve iletim modellemeleri analizleri sonucunda belirlenebilir. Kaynak alanından maksimum faydanın sağlanması amacı ile kaynak alanlarının üretim potansiyellerine uygun iletim hattı yatırımlarının yapılması gerekmektedir.

    Seçilmiş kaynak alanlarının içerisinden öncelikli olarak hayata geçirilecek projeler ülke ekonomisi ve enerji sistemi gerekliliklerine göre seçilmelidir. Buna göre belirlenen her kaynak alanına ait indirgenmiş elektrik üretim maliyet (LCOE) fiyatları hesaplanmalı ve ülke ekonomisi açısından maksimum faydanın sağlanması amacı ile en düşük maliyete sahip olan projeler öncelikli olarak hayata geçirilmelidir. Bunun yanı sıra güneş enerjisi gibi değişken üretim karakteristiklerine sahip olan kaynakların tüketimin daha çok olduğu noktalara yakın yapılması şebekeye etkilerini minimuma indirgemesine açısından önemlidir. Bu durum kaynak alanlarının öncelikli olarak hayata geçirilmesinde dikkate alınacak diğer husustur.

    YEKA belirleme yönteminde, elektrik üretim santralinin kurulması için gerekli olan izin ve onayların sürecin başında dikkate alınması ile yatırıma hazır alanlar oluşturulmaktadır. Yatırımların bu alanlarına yönlendirilmesi ile yatırımcıların mevcut Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği hükümleri kapsamında önlisans sürecinde alması gereken izinler için zaman kaybedilmesi önlenecektir. Böylelikle yatırımların daha hızlı bir şekilde işletmeye girmesi sağlanacaktır. Bu kaynak alanlarının yatırımcılara nasıl tahsis edileceği, ülke gereklerine göre değişiklik gösterebilir. Aşağıda YEKA tahsisi için izlenebilecek yöntemler yer almaktadır.

    • Her bir kaynak alanı için ayrı ayrı hesaplanan kWh başına indirgenmiş elektrik üretim maliyeti  referans alınarak, her kaynak alanına ait bir teşvik fiyatı ile yatırımcılara tahsislerin yapılması,
    • Yerli imalatın özendirilmesiyle yenilenebilir enerji teknolojilerinde dışa olan bağımlılığının azaltılması amaçlayan ülkemizde, yerli ekipman üreten firmalara yıllık üretim kapasiteleri dikkate alınarak bu alanlardan tahsisler yapılması,
    • Arazi kullanım bedeli karşılığında yatırımcılara bu alanların tahsis edilmesi ve üretilen elektriğin piyasada ikili anlaşma yapılarak satılmasına imkan tanınmak sureti ile tahsis yapılması,
    • Belirlenen kaynak alanlarında kurulacak olan santrallerin büyük ölçekli olmasına bağlı olarak enerji arz güvenliği açısından önemli olması ve bu santrallerin işletme ve bakımlarının nispeten diğer kaynaklara dayalı santrallere göre kolay olması açısından bu yatırımların devlet tarafından yapılması ve işletilmesi.

    Son olarak da kaynak alanlarında kurulacak olan elektrik üretim santrallerinin elektrik piyasasında faaliyet görebilmesi için 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu hükümleri gereğince EPDK tarafından lisans verilecektir.

    Hızla artan dünya nüfusu ve sanayileşmeye beraber enerji gereksinimi de gün geçtikçe artmaktadır. dDnya elektrik ihtiyacının yaklaşık 80’i fosil kaynaklardan karşılanmaktadır. Ancak fosil kaynaklarının rezervlerinin hızla azalması ve çevre kirliliğine sebep olması sebebi ile farklı çözüm arayışlarına gidilmiştir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının sürdürülebilir olmasının yanında dünyanın her yerinde bulunabilmesi ve çevresel etkilerinin oldukça düşük olması sebebi ile büyük önem kazanmış ve ülkelerin enerji politikalarında değişikliğe gitmesine sebep olmuştur. World Energy Outlook raporuna göre 2040 yılına gelindiğinde yenilenebilir enerji yatırımları çok daha fazla rekabetçi olacağı ve dünyadaki toplam elektrik üretimi payı içerisindeki yenilenebilir enerji payının %21’den %34’lere ulaşılacağı öngörülmektedir. Bu gelişmedeki en büyük pay sahibinin de rüzgar ve güneş enerjisi olacağı tahmin edilmektedir. Artan enerji talebi ve konvansiyonel kaynakların tükenme tehlikesine bağlı olarak özellikle son yıllarda yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı önem kazanmış ve ilerleyen senelerle beraber öneminin çok daha fazla artacağı öngörülmektedir. Ülkeler, yenilenebilir enerji yatırımlarını özendirmek için çeşitli teşvik mekanizmaları uygulamaktadırlar. Teknoloji fiyatlarının düşmesiyle beraber konvansiyonel kaynaklar ile rekabet edebilmeye başlayan yenilenebilir enerjiye dayalı elektrik üretim tesisi yatırımları için teşvik mekanizmalarından daha ziyade uygun potansiyele sahip alanlarda hızlı bir şekilde işletmeye girmek daha bir önem kazanmıştır.

     

    Dünyada kaynak alanı belirleme yöntemi kullanan ABD, İngiltere ve Almanya’daki örnek uygulamalar incelenmiştir. Ülkemizde uygulanan lisans sürecinde bir santral projesinin geliştirilmesinden işletmeye girmesine kadar ki geçen zaman ortalama 6-7 sene sürerken veya gerekli izinlerin alınamaması sebebi ile projelerin iptal olduğu görülmekte iken dünyadaki kaynak alanı belirleme yöntemi uygulamalarında ise tesislerin işletmeye girme sürelerin ortalama 2-3 sene olduğu gözlenmiştir. Kaynak alanı belirleme yönteminin genel çalışma prensibi, eleme kriterlerine dayanmaktadır. Belirlenecek olan kriterler ise ülkelerin sahip olduğu enerji potansiyeli, mer’i mevzuatı, teknoloji türleri, sistem maliyetleri ve enerji hedefleri gibi faktörlere bağlı olarak ülkeden ülkeye değişkenlik gösterebilmektedir. 

    Enerjideki yüksek dışa bağımlılığımızın azaltılması ve enerji arzında sürdürülebilirliğin sağlanması açısından, zengin bir yenilenebilir enerji potansiyeline sahip olan ülkemizin de bu kaynakları etkin bir şekilde kullanması gerekmektedir. Ekonomik kaynak potansiyeline sahip olması nedeniyle yerli ve yabancı yatırımcıların ülkemizde yenilenebilir enerjisi kaynaklarına dayalı elektrik üretim santrali kurmak için büyük bir ilgi göstermektedir.

     

    Ülkemizde bakanlık bünyesinde kaynak alanlarının belirlenmesi amacıyla ekonomik potansiyele sahip alanlar için minimum eşik değerler hesaplanmış, RES-GES kurulması yasak alanların ortaya çıkarılması amacıyla ilgili kamu kurumları ile yazışmalar yapılarak bilgiler toplanmış, kurulması ve işletilmesi maliyetli ve zor olacak teknik açıdan kurulamaz alanlar ortaya konulmuştur. Elde edilen bilgilerin Mapinfo Coğrafi Bilgi Sistemi yazılımında kullanılması ile ülkemizde aday kaynak alanları ortaya çıkarılmıştır. Ortaya çıkan verilere göre, ülkemizde kaynak alanı olarak belirlenmesi için üzerinde çalışılacak geniş bir coğrafyaya ve yüksek bir potansiyele sahip olduğumuz tespit edilmiştir. Aday kaynak alanlarının arasından seçilecek olan kaynak alanının belirlenmesi süreci teknik, idari ve ekonomik değerlendirme süreçlerini kapsayan ve ilgili kamu kurumlarından oluşacak koordineli bir çalışmayı gerektirmektedir. Dünyadaki uygulamalardan da görüldüğü üzere ülkemizde de kaynak alanı belirlenmesinde izin ve onayların takip edildiği ve değerlendirmelerin yapıldığı bir birim oluşturulmuştur ve doğru/etkin kararlar alınması açısından faydalı olacağı düşünülmektedir. Türkiye, 2023 yılındaki toplam elektrik enerjisi üretimi içerisindeki yenilenebilir enerji kaynaklarının payının en az %30 olmasını hedeflenmektedir. Bu açıdan ülkemizin 2023 yılı yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşılabilmesi için uygun kaynak alanların belirlenmesi ve başvuruların bu bölgelere yönlendirilmesinin yatırımların daha hızlı bir şekilde devreye girmesinde önemli katkısı olacağı düşünülmektedir.

     

    Bakanlığımız tarafından açıklanan Milli Enerji ve Maden Politikası "enerji arz güvenliği", "yerlileşme" ve "öngörülebilir piyasalar" başlıkları üzerine inşa edilmiş olup; "daha çok yerli ve daha çok yenilenebilir" yaklaşımı benimsenmiştir. Bu politikalar çerçevesinde yerli üretim ve AR-GE'yi temel alan ve Türkiye'yi bu alanda bir üs yapacak çalışmalar titizlikle yürütülmektedir. Enerji arz güvenliği, alternatif enerji kaynakları, kaynak çeşitliliği, yerli ve yenilenebilir kaynakların ekonomiye kazandırılması, sürdürülebilirlik, enerji piyasalarında serbestleşme ve enerji verimliliği temellerine dayanan bir stratejimiz ve politikamız bulunmaktadır. Bu kapsamda, yerli kaynaklara öncelik vermek suretiyle kaynak çeşitliliğini sağlamak, yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji arzı içindeki payını arttırmak, serbest piyasa koşullarına tam işlerlik kazandırmak, yatırım ortamını iyileştirmek ve enerji verimliliğini artırmak konuları temel strateji ve politikalarımız olarak benimsenmiştir. Türkiye, rüzgâr, güneş, hidroelektrik, jeotermal, biyokütle ve deniz yenilenebilir enerji kaynaklarını sürdürülebilir ve sistematik olarak kullanmak ve geliştirmek istemektedir. Yenilenebilir enerji, arz güvenliği ve kaynak çeşitliliği sağlamasının yanı sıra,  düşük karbonlu ekonomiye geçiş, yenilikçi yaklaşımlar ve yeni teknolojiler ile sürdürülebilir kalkınmaya olan katkısı bakımından da önem arz etmektedir. Bu strateji ve politikalarımıza uygun bir enerji sektörünün oluşturulması amacıyla çalışmalar yürütülmektedir.

     

    Ülkemizde kaynak alanlarının belirlenebilmesi için teknik, idari ve ekonomik kriterler ortaya konulmuştur ve temel standartlar geliştirilmiştir.  İlk olarak bu kriter 27.11.2013 tarihli ve 28834 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Elektrik Enerjisi Üretimine Yönelik Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanlarının Belirlenmesi, Derecelendirilmesi, Korunması ve Kullanılmasına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik” tir. Kamu ve hazine taşınmazları ile özel mülkiyete konu taşınmazlarda büyük ölçekli yenilenebilir enerji kaynak alanları (YEKA) oluşturularak yenilenebilir enerji kaynaklarımızın etkin ve verimli kullanılması, bu alanların yatırımcılara tahsisiyle yatırımların hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi, yenilenebilir enerji kaynaklarımıza dayalı elektrik enerjisi üretim tesislerinde kullanılan ileri teknoloji içeren aksamın yurt içinde üretilmesi ya da yurt içinden temin edilmesinin sağlanması ve teknoloji transferinin teminine katkılar elde edilebilmesi amaçları doğrultusunda 09/10/2016 tarih ve 29852 sayılı Resmi Gazete’de Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları Yönetmeliği yayımlanmıştır. Bu Yönetmelik ile birlikte yenilenebilir enerji kaynaklarının değerlendirilmesinde yeni bir model hayata geçmiştir. YEKA modeli sayesinde;

     

    • Kamu ve hazine taşınmazları ile özel mülkiyete konu taşınmazlarda büyük ölçekli yenilenebilir enerji kaynak alanları (YEKA) oluşturularak yenilenebilir enerji kaynaklarının daha etkin ve verimli bir şekilde kullanılması sağlanmış olacaktır,
    • Yenilenebilir enerji kaynaklarımız yerli katkı oranı yüksek ve ileri teknoloji içeren aksam veya tesis bileşenleri ile kurulmuş olacaktır,
    • Teknoloji transferinin teminine katkılar sağlanacak ve ülkemizde yenilenebilir enerji konularında ülkemizde Araştırma-Geliştirme faaliyetleri geliştirilecektir,
    • Elektrik iletim ve dağıtım sistemimiz daha güvenli işletilecektir,
    • YEKA’larda üretilecek elektriğin piyasa fiyatlarına göre daha ekonomik şartlarda satın alınması sağlanacaktır,
    • Yerli Üretim Karşılığı Tahsis (YÜKT) modeli kapsamında kurulacak fabrikalar sayesinde ciddi anlamda istihdam sağlanacaktır.

     

    Bakanlığımız tarafından rüzgâr ve güneş enerjisine dayalı yeni YEKA’ların belirlemesi ve yarışmaların düzenlenmesine yönelik çalışmalara devam edilmektedir. YEKA yarışmalarının yenilerinin de yapılması sonucunda Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyelinin değerlendirilmesinde önemli bir ivmelenme sağlayacağı, ülkemizde yenilenebilir enerji yatırımlarını artıracağı, aynı zamanda bölgesinde de ülkemizin lojitik avantajı, ekonomik gücü, kalifiye personel yetkinliği ile önemli bir merkez haline gelmesinde olumlu etkilerinin olacağı değerlendirilmektedir. 

      • Güneş enerjisi kaynak alanı olarak değerlendirilebilecek niteliklerdeki sahalar (Aday YEKA) belirlenir
      • Aday YEKA’lar üzerinde ölçüm istasyonları kurulması, işletilmesi, verilerin analiz edilmesi ve teknik/ekonomik fizibilite raporlar hazırlanması işleri yürütülür.
      • Aday YEKA’ları derecelendirilir ve öncelikler belirlenir.
      • YEKA olarak ilan edilebileceği değerlendirilen Aday YEKA’lar için TEİAŞ’tan bağlantı kapasitesi bilgileri alınır ve bu alanlarla ilgili olarak diğer kurum ve kuruluşlarla koordinasyonu sağlanarak idari görüşler alınır.
      • Uygun bulunan Aday YEKA’lar Resmi Gazete’de YEKA olarak ilan edilir.
      • YEKA’lar ve bağlantı kapasitelerinin kullanım haklarının tahsisleri için Şartname ve YEKA Kullanım Hakkı Sözleşme taslakları hazırlanır.
      • YEKA’lar için kullanım hakkı yarışmaları gerçekleştirilir.

       

      YEKA GES - 1  KARAPINAR PROJESİ

       

      YEKA Yönetmeliği kapsamında ilk uygulamamız Konya / Karapınar’da gerçekleştirilmiştir. Karapınar'da toplam 27,19 km2 büyüklüğündeki bir alan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı olarak belirlenmiştir. Bu alanın 19,19 km2’lik kısmına 1000 MWe kapasiteli güneş enerjisine dayalı elektrik enerjisi üretim tesisi kurulmuştur. Kurulacak olan çevre dostu ve güneş kaynağına dayalı üretim tesisinin işletmeye girmesiyle birlikte her yıl yaklaşık 1,7 milyar kWh elektrik enerjisi üretilecek ve her yıl yaklaşık 600 000 adet evin yıllık elektrik ihtiyacı karşılanıyor olacaktır. Karapınar YEKA alanının kullandırılması ve 1000 MWe gücündeki bağlantı kapasitesinin tahsisi için yapılacak yarışmayı kazanan tüzel kişiden, ingot üretiminden başlamak üzere FV güneş modülü üretimi gerçekleştirilecektir. Ayrıca;

       

      • Araştırma-Geliştirme Merkezi’nin kurulmasını ve AR-GE planları çerçevesinde belirlenecek en az 5 farklı konuda 10 yıl süreyle AR-GE faaliyetlerinde bulunulması, AR-GE Merkezinin 21 ay içinde kurulması ve faaliyete geçirilmesi sözleşme kapsamında istenmektedir.
      • Modern teknik ve teknolojiler ile en iyi uygulama örneklerine sahip ve asgari 500 MWP/yıl üretim kapasiteli entegre FV güneş modülü üretim fabrikasının kurulması, Karapınar’da kurulacak elektrik enerjisi üretim tesisinin entegre fabrikanın üretime geçtiği tarihten itibaren 36 ay içinde tamamlanması gerekmektedir. Ayrıca entegre fabrikanın yardımcı tesisleriyle birlikte ilgili çevre, iş sağlığı ve güvenliği ve diğer işletme standartlarını sağlayacak şekilde sözleşme kapsamında istenmektedir.
      • 30 yıl boyunca işletilecek olan elektrik enerjisi üretim tesisinde; ülkemizde entegre bir şekilde imal edilecek fotovoltaik (FV) güneş modülleri ve yurtiçinde faaliyet gösteren üreticilerden temin edilecek yerli malı belgesine sahip yardımcı aksamlar kullanılacaktır. Fabrikada entegre bir şekilde üretilecek FV güneş modüllerinin toplam yerli katkı oranı ilk 500 MWp üretimi için en az %60 ve ikinci 500 MWp üretim için en az %70 olacaktır. Fabrikada üretilen FV güneş modülleri ile yerli malı belgesine haiz tesis bileşenlerinin Karapınar YEKA sahasında uygulanması, böylece Yerli katkı oranının yüksek olması ülkemiz ekonomisine doğrudan ve dolaylı olarak çok büyük katkılar sağlayacaktır.
      • Tesisten üretilecek elektrik enerjisini, yarışmada belirlenen 6,99 USD-cent/kWh ile en düşük satış fiyatı üzerinden YEKA Kullanım Hakkı Sözleşmesinin onaylandığı tarihinden itibaren 15 yıl süreyle satın almayı garanti edilmektedir.
      • Karapınar YEKA alanının kullandırılması ve 1000 MWe gücündeki bağlantı kapasitesinin tahsisi karşılığında; elektrik enerjisi üretim tesisinin kurulum ve işletilmesinde ve fabrikanın işletilmesinde mavi ve beyaz yaka ayrı ayrı olmak üzere en az % 90 oranında ve AR-GE faaliyetlerinde ise en az % 80 oranında yerli istihdam zorunluluğu vardır.

       

      Karapınar YEKA-1 GES için YEKA Kullanım Hakkı Yarışmasını kazanan Şirket ile Bakanlığımız arasında imzalanan YEKA Kullanım Hakkı Sözleşmesi ile şartname ve YEKA Yönetmeliği kapsamında belirtilen süreçleri ve gelişmeleri izlenmekte / yürütülmektedir. Şirket tarafından Karapınar YEKA-1 GES için yapılacak ön lisans başvurusu ile ön lisans/lisans, inşaat ve işletme dönemi faaliyetlerinde ihtiyaç duyulan arazi tahsisi, izin, ruhsat ve diğer çalışmalarının yürütülmesine yardımcı olunmakta ve bu konularda diğer kurum ve kuruluşlarla koordinasyonu sağlanmaktadır. Olası şirket devirleri ile ilgili talepleri değerlendirilir / sonuçlandırılır. YEKA Kullanım Hakkı Sözleşmesi kapsamında kurulacak fabrika ve AR-GE Merkezi kurulumları ile üretim ve araştırma/geliştirme faaliyetleri izlenmekte / takip edilmektedir.

       

      YEKA RES

       

      YEKA - RES 1 PROJESİ

       

      YEKA çalışmalarında ikinci uygulamamız YEKA-RES da yapılmıştır. YEKA-RES uygulamasında belirlenen bağlantı bölgelerinde gerçekleştirilecek olan toplam 1000 MWe bağlantı kapasitelerinin tahsisine ilişkin yarışma ilanı 13 Nisan 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Söz konusu Yönetmelik kapsamında Başvurular Bakanlığımıza rüzgar enerjisine dayalı olarak türbin tedarikçileri ile yatırımcılar arasında kurulan 8 konsorsiyum tarafından 27 Temmuz 2017 tarihine kadar alındıktan sonra 1000 MWe kurulu gücündeki projenin 03.08.2017 tarihinde açık eksiltme usulüne göre yapılan yarışma sonucunda teklif edilen en düşük satış fiyatından alınmış olup 26/02/2018 tarihinde YEKA Kullanım Hakkı Sözleşmesi imzalanmıştır.  Yarışmayı kazanan tarafından Bağlantı Bölgeleri bazında aday YEKA’ların uygunluğu ile ilgili çalışmaların tamamlanması sonucunda önerilen sahalar YEKA olarak ilan edilecektir. YEKA’larda kurulacak olan Rüzgâr Türbinlerinin özellikleri, rüzgâr türbinlerinin imalatında kullanılacak aksamın Şartnamede istenilen Yerli Katkı Oranlarında olacak şekilde tedarik ve/veya imal edilmesi, rüzgâr türbin aksamının montajının yapılacağı fabrikanın kurulması ve işletilmesi suretiyle nihai ürün haline getirilmesi sonucunda YEKA–RES yarışması şartları sağlanmış olacaktır. Yarışmayı kazanan firma ile şartname ve sözleşme taslağı doğrultusunda;

       

      1. YEKA-RES-1 yarışması kapsamında kurulacak elektrik enerjisi üretim tesisleri için lisans süresi 49 yıl olup üretilecek elektrik enerjisi, yarışmada belirlenen 3,48 USD-cent/kWh satış fiyatı üzerinden YEKA Kullanım Hakkı Sözleşmesinin onaylandığı tarihinden itibaren 15 yıl süreyle satın alınacaktır. Kurulacak olan tesislerinin işletmeye girmesiyle birlikte her yıl yaklaşık 3,5 milyar kWh elektrik enerjisi üretilecek ve her yıl yaklaşık 1 200 000 adet evin yıllık elektrik ihtiyacı karşılanıyor olacaktır.  Yarışma neticesinde fabrika, AR-GE merkezi ve RES’lerin tamamı için yaklaşık 1,2 milyar ABD Doları bir yatırım gerçekleştirilmiş olacaktır. Bu yatırım büyüklüğü doğrudan ve dolaylı istihdam ile birlikte birçok sektörü tetikleyecek ve gelişimlerine katkılar sağlayacaktır.
      2. Yarışmayı Kazanan tarafından; yerli malı belgeli ve istenilen yerli katkı oranlarına göre üretilmiş ve/veya tedarik edilmiş olan Aksamın bir araya getirilerek toplam yerlilik oranı asgari %65 olacak şekilde rüzgâr türbini üretimi yapılacak bir fabrika kurulacaktır. Fabrika, 21 ay içinde üretime başlayacak olup tek vardiyada en az 150 adet/yıl veya 400 MW/yıl rüzgâr türbini üretim kapasitesine sahip olacak şekilde kurulması planlanmaktadır.
      3. 21 ay içinde AR-GE merkezi kurulacak ve 10 yıl boyunca rüzgâr enerjisi teknolojileri konusunda katma değeri yüksek çıktıların elde edileceği AR-GE faaliyetleri yürütülecektir. Her yıl için AR-GE odak konularına uygun asgari 3 (üç) AR-GE faaliyeti aşağıda belirtilen konu başlıklarında listeden olmak kaydıyla toplamda en az 5 (beş) faaliyet konusunda AR-GE planları çerçevesinde 10 yıl boyunca, istihdam edilecek 50 tam zamanlı teknik personel ile, sabit değerler ve makine - ekipman yatırımları hariç ilk yıl için asgari 2 (iki) milyon ABD Doları, ikinci yıl için asgari 3 (üç) milyon ABD Doları ve sonrası her yıl için asgari 5 (beş) milyon ABD Doları bütçeli AR-GE faaliyetleri yürütülecektir. Türkiye’de ilk olarak da açık inovasyona destek mahiyetinde üniversitelerin teknoloji transfer ofisleri, kuluçka merkezleri vb. başlangıç seviyesi girişim projeleri de desteklenebilecektir.

       

      AR-GE Faaliyet konuları:

       

      • Rotor kanat tasarımı
      • Jeneratör tasarımı
      • Türbin kulesi taşıma kapasitesi artırılması
      • Şebeke frekans yönetimi ve enerji depolama sistemi
      • Operasyonel mükemmellik merkezi kurulumu ve işletilmesi
      • Kontrol yazılımları
      • Malzeme teknolojileri ve üretim teknikleri
      • Yenilikçi dişli kutusu başlıklarında,
      1. Toplam 5 farklı bağlantı bölgesinde (Kayseri-Niğde, Sivas, Edirne-Kırklareli-Tekirdağ, Ankara-Çankırı-Kırıkkale ve Bilecik-Kütahya-Eskişehir) olmak şartıyla istenilen bağlantı bölgelerinde RES’ler kurulacaktır.  Bu bağlantı bölgeleri içerisinden “Edirne-Kırklareli-Tekirdağ” bağlantı bölgesinde asgari 280 MW gücünde RES kurulumu yapmak zaruridir. Fabrikada üretilecek rüzgâr türbinlerinin asgari gücü 2,3 MW olacaktır. Özellikle yerlilik oranı yüksek rüzgâr türbinlerinin üretilmesi zorunluluğu ile birlikte ihtiyaç duyulacak yan sanayinin (tedarikçilerin) gelişimine büyük katkılar sağlanmış olacaktır.
      2. Fabrikanın kurulum ve işletilmesinde mavi ve beyaz yaka ayrı ayrı olmak üzere en az % 90 (doksan) ve AR-GE faaliyetlerinde ise en az % 80 (seksen) yerli istihdamın sağlanması zorunludur.

       

      YEKA RES-2 PROJESİ

       

      • 09.10.2016 tarih ve 29852 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları Yönetmeliği kapsamında 07.11.2018 tarih ve 30588 sayılı Resmi Gazetede YEKA-RES-2 Yarışma İlanı yayımlanmıştır.
      • Toplam kapasitesi 1000 MW olacak şekilde azami 20 adet rüzgar elektrik santrali (RES) kurulacak ve işletilecektir. Kurulacak RES’lerin tamamında yerli malı belgeli ve istenilen yerli katkı oranlarına haiz rüzgar türbinleri ve tesis sahası bileşenleri kullanılacaktır. Fabrikada üretilecek rüzgar türbinlerinin güçlerine bağlı olarak yaklaşık 300  ile 400 adet rüzgar türbini kurulmuş olacaktır.

       

      Rüzgâr enerjisine dayalı toplam 1000 MWe gücünde YEKA RES-2 yarışması için rüzgar potansiyeli yüksek bağlantı bölgeleri ve kurulabilecek RES kapasiteleri (Balıkesir - 250 MWe, Çanakkale – 250 MWe, Aydın – 250 MWe ve Muğla– 250 MWe) belirlenmiş ve bu bölgeler için 30.05.2019 tarihinde yarışmaları yapılmıştır.

Üretim Faaliyetleri