Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası Açılış Töreni

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye'nin, güneş santrallerinin devreye alındığı 2014'ten bu yana dünyada güneş enerjisi kurulu gücünü en çok artıran 9'uncu, Avrupa'da ise 3'üncü ülke olduğunu bildirdi.

19.08.2020
  • Paylaş

Bakan Dönmez, Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikasının açılışında konuştu.

Türkiye'yi, yenilenebilir enerji teknolojilerinin tasarımı, üretimi ve markalaşmasında bir üst lige çıkararak bu alanda söz sahibi ülkelerden birisi haline getirme amacıyla adımlar atıldığını belirten Dönmez, bugün bu hedefin ilk meyvesinin toplandığını ifade etti.

Dönmez, YEKA yarışmasından 6 ay sonra fabrikanın temelinin atıldığına dikkati çekerek, "400 milyon dolarlık yatırımla hayata geçen fabrikamız dünyanın tek çatı altında faaliyet gösteren tek tam entegre güneş paneli tesisi olacak. Fabrikanın gerçekleştirdiği üretimle her yıl yaklaşık 100 milyon dolarlık panel ithalatını da engellemiş olacağız. Bugün dünyada Çin ağırlıklı olmak üzere 20 entegre fotovoltaik güneş paneli fabrikası var. Türkiye de bugün itibarıyla bu kategoride yer alan ülkeler arasına girdi." diye konuştu.

Tesiste güneş enerjisi teknolojilerinin geliştirilmesi için bir Ar-Ge merkezi kurulacağını dile getiren Dönmez, bu merkezde 100 araştırmacının görev alacağını söyledi.

Dönmez, yüzde 70'in üzerinde yerlilik oranı ve yıllık 500 megavat güneş paneli üretim kapasitesine sahip fabrikanın ilk etap panel üretiminin Türkiye'nin en büyük güneş enerjisi santrali olacak Konya Karapınar GES'te kullanılacağını bildirdi.

1 milyar dolarlık yatırımla yıllık 2,6 milyar kilovatsaat elektrik üretecek Karapınar GES'in 2020 Eylül ayından başlayarak her ay 40 megavatlık bölümler halinde devreye alınacağını belirten Dönmez, buranın 33 ayda tam kapasite işletmeye geçeceğini ifade etti.

 

İLK MİNİ YEKA-GES EKİMDE

 

Bakan Dönmez, Karapınar'ın devreye girmesiyle elektrik üretiminde güneş enerjisinin payının yüzde 25 artacağına, yıllık 2 milyon ton karbondioksit salımının da engelleneceğine dikkati çekti.

Temmuz sonu itibarıyla toplam kurulu güç içinde yenilenebilir enerjinin payının yüzde 50,3'e çıktığını belirten Dönmez, şunları kaydetti:

"2002'den 2020'ye kadar devreye aldığımız toplam kapasitenin yarısını yenilenebilir kaynaklar oluşturdu. 2013'e kadar enerji portföyümüzde yer almayan güneş enerjisinde bugün 6232 megavatlar seviyesine geldik. 2019'da 4,1 milyon hanenin elektrik tüketimini güneşten elde ettiğimiz enerjiyle karşıladık. 2020 Mayıs ayında güneş santralleri toplam elektrik üretiminin yüzde 5,6'sını karşılayarak aylık bazda rekor kırdı. Türkiye, güneş santrallerinin devreye alındığı 2014'ten bu yana sadece 6 yıl gibi kısa bir sürede dünyada güneş enerjisi kurulu gücünü en çok artıran 9'uncu, Avrupa'da ise 3'üncü ülke oldu. Bu yatırımlarla birlikte Türkiye'nin güneşi daha fazla parlamaya devam edecek. Bu alana daha fazla yatırım çekmek, orta ve küçük ölçekli yatırımcıların da bu alana girmelerini sağlamak için Ekim ayında ilk mini YEKA-GES yarışmamızı gerçekleştireceğiz. 36 ilimiz için güneş enerjisine dayalı 10 ile 15 ve 20 megavat arasında değişen toplam bin megavat kapasiteli 74 yarışma düzenleyeceğiz."

 

 

DENİZ YETKİ ALANLARI

 

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Dönmez, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın cuma günü paylaşılacağına işaret ettiği müjdeye ilişkin "Ben de sizin gibi merakla bekliyorum. Sabredelim cuma günü hayırlı bir gün inşallah hep birlikte şahit oluruz." ifadesini kullandı.

Bakan Dönmez, Türkiye'nin iki sismik araştırma gemisi ve iki sondaj gemisiyle Akdeniz ve Karadeniz'de çalışmalarını sürdürdüğünü hatırlatarak, "Kimsenin hakkında ve malında gözümüz yok ama lütfen kimse de bizim yetki alanlarımıza göz dikmesin. Özellikle Yunanistan son dönemde alanda varlık gösteremediği için kendisini AB gibi birtakım dış güçleri arkasına almak suretiyle haklı göstermeye çalışıyor ama son derece açık ve net olarak söylüyorum Birleşmiş Milletler Uluslararası Deniz Hukukuna göre haklıyız." değerlendirmesinde bulundu.

Uluslararası hukukta yer alan kıta sahanlığı tanımına da dikkati çeken bakan Dönmez, karşılıklı kıyıdaş ülkelerin bir araya gelerek ortak mutabakatla paylaşım yapabileceğinin altını çizdi.

Dönmez, söz konusu mutabakatlardan birinin Libya'yla yapıldığını hatırlatarak, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile de Ada'nın kuzeyinde kalan kısmında yaptık. Ada'nın batısında Oruç Reis'in çalıştığı yerde de 2012'de BM'ye kendi kıta sahanlığımızı beyan etmek suretiyle ilan ettik. Çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğiz, kararlıyız." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin diyaloğa açık olduğunu vurgulayan Dönmez, şunları kaydetti:

"Yunanistan istiyorsa gelebilir, bu konuları müzakere edebiliriz. Son çalıştığımız bölgede Yunanistan bize 2 kilometre kendisine 580 kilometre mesafedeki Meis Adası'nı kendi kara parçası gibi gösteriyor ve kendisinin bile doğrudan görmediği bir Ada'dan bahsediyoruz. O açıdan son derece hukuki temelden uzak. Bizim tezlerimizi destekleyen Uluslararası Adalet Divanı'nın birkaç kararı var. Bunlardan bir tanesi 70'li yıllarda İngiltere ile Fransa arasında yapılmış. İngiltere'nin Fransa'ya daha yakın kendisine ait birkaç adası var ama oturmuşlar o adaları dikkate almadan ana karadaki ülkelerin kıyılarını dikkate alarak ortay hat üzerinden anlaşma yapmışlar. Malta ve Libya arasında da benzer örnekler var. En son Yunanistan ile İtalya'nın, İyon Denizi'nde anlaşma yaptığı da duyurulmuştu. Ona da baktığımızda Yunanistan'ın adalarının çok fazla dikkate almadan yetki alanlarının paylaşıldığını görüyoruz. Bu da yine bizim tezlerimizi kuvvetlendiren bir durum."