Bakan Albayrak TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Enerji Bakanlığı’nın Yürüttüğü Çalışmaları ve Projeleri Anlattı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, "2019 sonuna kadar elektrik enerjisi üretimi portföyünde yerli kömürün payının artırılması, toplam doğalgaz depolama kapasitesinin 5,3 milyar metreküpe ve toplam geri üretim kapasitesinin 100 milyon metreküp üzerine çıkarılması hedeflenmektedir" dedi.

09.02.2016
  • Paylaş

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçe görüşmelerinde konuşan Bakan Albayrak, AK Parti hükümetleri döneminde bakanlığın yürüttüğü çalışmaları ve çeşitli alanlarda gerçekleştirdiği projeleri anlattı.
Türkiye'nin enerji arz güvenliğini sağlamaya yönelik hedeflerine değinen Bakan Albayrak, elektrik enerjisi kurulu güç kapasitesinin 2023'te 110 bin megavatın üzerine, toplam elektrik enerjisi üretiminin ise Referans Talep Senaryosuna göre, 414 milyar kilovatsaat seviyelerine yükseltilmesinin hedeflendiğini belirtti.
2023'e kadar nükleer santrallerden elektrik üretimine geçileceğini açıklayan Albayrak, üçüncü nükleer santral için de çalışmaların başlatılacağını bildirdi.
Albayrak, linyit ve taşkömürü kaynaklarının önemli bir bölümünün 2023'e kadar elektrik enerjisi üretimi amacıyla değerlendirilmesini amaçladıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:
"2019 sonuna kadar elektrik enerjisi üretimi portföyünde yerli kömürün payının artırılması, toplam doğalgaz depolama kapasitesinin 5,3 milyar metreküpe ve toplam geri üretim kapasitesinin 100 milyon metreküp üzerine çıkarılması hedeflenmektedir. 2019 sonuna kadar yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik üretim santrallerinin toplam kurulu gücünün 45 bin megavatın üzerine çıkarılması ve 2023'e kadar teknik ve ekonomik olarak değerlendirilebilecek hidroelektrik potansiyelimizin elektrik enerjisi üretiminde kullanılması hedeflenmektedir. Ayrıca, yenilenebilir elektrik üretim tesislerinin etkin olarak kullanılabilmesi için, hidroelektrik santrallerde pompaj depolama gibi modellerin geliştirilmesi, elektrik üretimi portföyünde rüzgar enerjisinin önemli bir noktaya getirilmesi, güneş enerjisine dayalı kurulu gücün 2019 sonuna kadar 3 bin megavata çıkarılması ve jeotermal enerjiden elektrik üretimi açısından kurulu gücün 2019 sonunda 700 megavata çıkarılması hedeflenmektedir."
Bakan Albayrak, 2023'te gayri safi yurt içi hasıla başına tüketilen enerji yoğunluğunun 2011 değerine göre en az yüzde 20 azaltılmasının ve elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımında teknik kayıpların asgariye indirilmesinin amaçlandığını kaydetti.
Albayrak, elektrik enerjisi dağıtımında kayıp kaçak oranının azaltılması ve 2019 sonuna kadar kamu sorumluluğundaki elektrik enerjisi üretim santrallerinde ihtiyaç duyulan bakım, onarım, rehabilitasyon ve modernizasyon çalışmalarının tamamlanmasının hedefleri arasında bulunduğunu vurguladı.
Enerji verimliliği ile ilgili düzenleyici çerçevenin geliştirilmesi ve teşviklerin etkinliğinin artırılmasını, binalarda enerji verimliliğinin sağlanmasını ve kamuoyu farkındalığının oluşturulması için çalıştıklarını ifade eden Albayrak, şunları söyledi:
"Ülke, kaynak ve güzergah çeşitlendirmesine yönelik olarak 2019 sonuna kadar doğalgaz ithalatında tek bir ülkeye bağımlılığın en fazla yüzde 50 seviyesinde olması, doğalgaz kaynaklı elektrik enerjisi üretiminin toplam üretim içindeki payının yüzde 38’in altında muhafaza edilmesinin sağlanması, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji portföyümüz içindeki payının artırılması ve ulusal petrol stoklarının güvenli düzeyde muhafazasının sürdürülmesi hedeflenmektedir."
Albayrak, Türkiye'nin jeopolitik konumunu etkin kullanarak, enerji alanında bölgesel iş birliği süreçleri çerçevesinde Türkiye'yi enerji üssü ve enerji koridoru haline getirmeye yönelik enerji borsası ve uluslararası piyasa entegrasyonu projelerinin güçlendirileceğini anlattı. Uluslararası enterkonneksiyon kapasitesinin 2019 sonuna kadar iki katına çıkarılmasının ve transit petrol ve doğalgaz boru hattı projelerinde Türkiye'nin jeopolitik ve stratejik liderliğinin sürdürülmesinin hedeflendiğini vurgulayanAlbayrak, konuşmasına şöyle devam etti: "Maden işletmelerinin çevreye uyum planlarının denetiminin yapılmasına ara vermeden devam edilmesi hedeflenmektedir. Yatırım ortamının iyileştirilmesi amacıyla da 2016 sonuna kadar EPİAŞ bünyesinde doğalgaz dengeleme ve gün öncesi piyasalarının işlerlik kazanması için altyapı çalışmalarının tamamlanması ile enerji yatırım süreçlerini kolaylaştırmak üzere lisans, ruhsat, izin işlemlerinde istenen belgelerin azaltılması ve elektronik ortamda temini mümkün olan belgelerin başvuru sahiplerinden alınmaması yönünde düzenleme yapılmasını hedefliyoruz. Türk sanayisinin ihtiyaç duyduğu hammaddelerin yurtdışından da temini için, proje bazlı arama, geliştirme ve yatırım konularında işbirliği yapılabilmesini teminen gerekli çalışmaların yapılması hedeflenmektedir." Bakan Albayrak, tabii kaynakların etkin yönetimi ve ekonomiye katkısını artırmak amacıyla da Türk madencilik işlemlerinin e-Devlet Projesi kapsamında elektronik ortamda yürütülmesi ve 2019 sonuna kadar kademeli olarak enerji dışı doğal kaynaklar için kamu tarafından yapılan sondaj miktarının 200 bin metre seviyesine çıkarılması için çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.

"Türkiye 2009'da (bin metreküp) doğalgazı 500 dolar küsur ortalamayla alırken, bu miktar 200-300 dolar seviyesine kadar indi"

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda komisyon üyeleri ve milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Bakan Albayrak, sektörün gelecek 10 yılına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
Bölgedeki gerginliklerle alakalı olarak enerji sektörünün ciddi bir atmosferle karşı karşıya kaldığını belirten Albayrak, sadece Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı ülkelerin değil, üretim yapan ve çeşitli sektörlere yatırım yapan ülkelerin de enerji portföylerinin dengeli bir şekilde beslenmesi gerektiğini vurguladı.
Albayrak, Türkiye'nin ekonomik anlamda büyüdüğünü ve Bakanlığın da özel sektörün yatırımlarının önünü açtığını, desteklerde bulunduğunu ve 2002'den sonra tekrar liberalleşen piyasanın kendi doğal şartlarıyla oluşmaya başladığını anlattı.
Büyüme sürecinde birçok sorunla karşılaşıldığını ve bu sorunların devam ettiğini anımsatan Bakan Berat Albayrak, Türkiye'nin ekonomik büyümesini gerçekleştirirken rekabetçi ve güvenilir bir piyasa oluşturulmasının zorunlu olduğunu kaydetti.
Albayrak, Türkiye'nin enerji portföyünün çeşitlendirilmesi açısından nükleer ve yerli enerji olan kömürün önemini vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Akkuyu Nükleer Güç Santralinden üretilecek elektrik Türkiye'nin yıllık 8,5 milyar metreküplük doğalgaz ithalatını ikame edecek. Biz burada bir cent para koymuyoruz. Dünyada 441 tane nükleer enerji santrali var. Fransa'nın elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 70'i nükleerden sağlanıyor. Japonya'yı eleştiriyoruz ama Japonya, Fukushima'dan sonra durdurduğu santralleri tekrar üretime geçirdi. Bütün dünya yenilenebilire geçiyor, tamam biz de yapalım ama amacımız hem bağımlılık dengesini oluşturmak hem de maliyet unsurunu da dikkatle oluşturmak. Enerjiye her anlamda bağımlıyız."
Kömür madenciliği ve kömürden elektrik üretimine sağlanacak destek konusunda bir çalışma içerisinde olduklarını ifade eden Albayrak, bu hafta içerisinde sektörün paydaşlarıyla yapılacak görüşmelerin ardından, bir taslağı Meclis'e göndermeyi planladıklarını açıkladı.

"Şebekeler yaşlı, alt yapıya 18 milyar liralık yatırım yapılacak"

Türkiye'nin kayıp-kaçak oranlarının son 13 senede yüzde 25'ler seviyesinden 15'lere kadar indiğini hatırlatanAlbayrak, doğudaki dağıtım bölgeleri hariç Türkiye'nin diğer dağıtım bölgelerinde Avrupa ortalamasına yaklaşıldığını vurguladı.
Albayrak, kayıp kaçakla ilgili problemlerin geçmişten beri var olduğunu aktararak, şunları söyledi:
"Yaşlı bir şebeke altyapısının oluşturabileceği sıkıntılarla karşılaşmamak mümkün değil. O günün kurulu gücüyle bugün 73 bin küsur megavat seviyesine çıkmış bir kapasiteyi bu altyapının taşımaması normaldir. TEİAŞ da dahil olmak üzere 5 yıl içinde elektrik altyapısına 18 milyar liralık bütçe ayrıldı. Bu yatırımların yapılması ile ilgili üçlü denetim mekanizması oluşturulacak. Şebekelerdeki iyileştirmelerin yüzde 80'lere çıkarılmasını hedefliyoruz. Daha kaliteli bir teknik altyapı sunulması için denetim ve takiple bu sürecin daha iyi gelişmesi için takipçi olacağız."

"Bin metreküp gaza ödenen para 200-300 dolara kadar indi"

Doğalgaz fiyatlarıyla ilgili soru üzerine Albayrak, son dönemde enerji fiyatlarındaki trendlerle doğalgaz fiyatlarının da düştüğünü, fakat petrole endeksli doğalgaz fiyatının geriden konsolide olarak geldiğini anlattı.
Albayrak, "Türkiye 2009'da (bin metreküp) doğalgazı 500 küsur ortalamayla alırken, bu miktar 200-300 seviyesine kadar indi. Önceki dönemlerde oluşan zararları BOTAŞ sübvanse etmişti. Son düşen trendlerle piyasada iyileşme var. İran tahkimiyle beraber son gelişmeleri bu yıl içerisinde doğalgaza indirim olarak yansıtmak için gereği yapılacak" dedi.
Türkiye ve İran'ın tahkim davasında söz konusu yüzde 13,3 ile 15,8'lik indirim oranları arasında mutabık kalamaması durumunda tahkimin kesin bir oran belirleyeceğini anımsatan Albayrak, "Görüşmelerin bir limiti var, birkaç ay içerisinde bu netleşir. Bundan sonrasında tahkim karar verir, karar verdikten sonra uygulama süreci başlar" değerlendirmesinde bulundu.
Rusya ile yaşanan krizin enerji sektörüne etkisinin ne olduğu yönündeki soruya ise Albayrak, bu krizin enerji sektöründe herhangi bir sorun yaratmadığı yanıtını verdi.
Albayrak, Doğu Akdeniz gazıyla ilgili Türkiye'nin bir adım atmayacağı yönündeki soruya, bakan olmadan önce de bakan olduktan sonra da İsrail’le herhangi bir görüşmeye katılmadığını bildirdi.

"Türkiye'yi terör örgütüyle ilişkilendirmek utanç vesilesi"

Albayrak, komisyon üyelerinden birinin "Türkiye'nin DAEŞ petrolü aldığı yönünde iddialar ve hatta görüntüler olduğu söyleniyor, bunlar ortaya çıkarsa ne yapacaksınız" sorusuna karşılık, yetkili makamların bu konuya daha önce açıklık getirdiğini ve ABD'nin de bunların safsata olduğu yönünde açıklama yaptığını hatırlattı.
"Türkiye Cumhuriyeti'nin bir vatandaşı olarak böyle bir iddiayı üçüncü bir şahsın dillendirmesi, ülkemizin terör örgütü ile ilişkilendirilmesi bir utanç vesilesidir" diyenAlbayrak, Türkiye'nin bu şekilde bir ilişkiye hiçbir şekilde girmediğini vurguladı.
Barajların hepsinin satılıp satılmayacağı yönündeki soru üzerine Bakan Albayrak, Türkiye'nin ciddi sayıda santralini özelleştirdiğini, fakat tüm barajların özelleştirilmesi yönünde bir strateji bulunmadığını açıkladı.
Türkiye Taşkömürü Kurumuna ne zaman işçi alımı yapılacağına ilişkin bir soruya da Albayrak, bu işçi alımlarının en kısa sürede yapılacağını belirtti.
Komisyonda görüşmelerin ardından, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, EPDK, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü, TAEK, MTA Genel Müdürlüğü, Türkiye Petrollerinin 2016 yılı bütçeleri kabul edildi.