Krizler, Bir Fırsata ve Birtakım Reformlara Yol Açabilir

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Bu bölgede yaşanan son gelişmeler; herkesi, bölgedeki ülkeleri ve bütün paydaşları yeni bir güvenlik ve enerji mimarisine doğru zorluyor. Boru hatları, çeşitlendirme, güzergâh çeşitlendirmesi; bütün bunlar önümüzdeki dönemde herkesin bir anlamda ortak akılda ve ortak faydada buluşabileceği bir hale dönüşmeli. Bu krizler, bir fırsata ve birtakım reformlara yol açabilir. Türkiye olarak biz hazırız.” dedi.

01.04.2026
  • Paylaş

Bakan Bayraktar, Ülke TV canlı yayınında Turgay Güler’in sorularını cevapladı. Gündemdeki konuları değerlendiren ve Türkiye’nin enerji ve tabii kaynaklar alanında attığı adımları anlatan Bakan Bayraktar, özetle şunları söyledi:

 

HAKLI ÇIKTIK: Hürmüz, dünya petrolünün yüzde 20'sinin geçtiği, adeta dünyanın petrol şah damarlarından bir tanesi. Şimdi burada bir savaş var ve şu anda bu savaşın tarafları buradaki sorunu çözebilmiş değiller. Bundan dolayı da şu anda çok yükselen bir ateş var dünyada. Yani, dünya ekonomisinin ateşi ciddi anlamda yükseliyorIrak'a yıllardır söylediğimiz şey, ‘Üretiminizin önemli bir kısmını, yüzde 40-50'sini farklı bir güzergahla daha farklı piyasalara getirin’ önerimizdi. Bugün maalesef bu konuda da haklı çıkmış olduk.

 

ARZ SIKINTISI YOK: Basra'dan veya Hürmüz geçişli herhangi bir LNG alışımız yok. Bu anlamda Türkiye olarak güvendeyiz. Türkiye'nin yaklaşık yüzde 10'luk petrol ve petrol ürünü ithalatı bu bölgeden geliyor. Yüzde 10, bizim yönetebileceğimiz, tolere edebileceğimiz bir büyüklük. İşin arz güvenliği noktasında bir sıkıntı görünmüyor.

 

GAZLAŞTIRMA KAPASİTESİ: 2016 yılında Türkiye'nin gazlaştırma tesisi kapasitesi, 30 milyon metreküptü. Bugün itibariyle 160 milyon metreküp. Yani, neredeyse 5 katından daha fazla artmış durumda. Şimdi 200 milyon metreküpe çıkaracağız.  Dörtyol’a ve belki Antalya Körfezi'ne bir FSRU yaparak kapasitemizi daha da güçlü hale getireceğiz.

 

KARADENİZ’DE DOĞAL GAZ ÜRETİMİ: 2026 yılı çok önemli bir dönüm noktası olacak, üretimimiz iki katına çıkıyor. 2028 yılında 4 katına çıkıyor. 2028 sonuna kadar program belli. Bu takvimde Türkiye'nin konutlarda kullandığı gazın yaklaşık yüzde 80-85'ini karşılar hale geliyoruz. Bir anlamda, konutlarımızın ihtiyaç duyduğu doğal gazın dışa bağımlılığını neredeyse bitirmiş olacağız. 

 

YENİ SONDAJLAR: Karadeniz'de bu ay bir tanesine başladık, Nisan'da ikincisine başlıyoruz. Programımızda bu sene 6 tane sondajımız var. 

 

DOĞAL GAZ HARİTASINI DEĞİŞTİRDİK: Hedefimiz Türkiye'nin gaz kaynaklarını ve ülkelerini çeşitlendirmek. Türkiye'nin 10’un üzerinde farklı ülkeden doğal gaz tedariki var. Elbette ki bu bize muazzam bir esneklik getiriyor. Bu bize aynı zamanda rekabetçi fiyatlardan doğal gazı alma şansı getiriyor. Bu bize bollaşan doğal gazı ihraç etme fırsatı da veriyor. Türkiye'nin doğal gaz haritasını tamamen değiştirdik. Trakya'nın ve İstanbul'un doğal gaz ihtiyacını biz Rusya'dan transit yolla alırken bugün TürkAkım'la direkt alıyoruz. Kuzeyden güneye doğru akan boru hattında artık Türkiye, Bulgaristan üzerinden güney-kuzey doğrultusunda gaz ihraç eden ülke haline geldi. 

 

NÜKLEERDE 20 BİN MEGAVAT HEDEFİ: Türkiye'nin uzun dönemli, 20 bin megavatlık bir toplam kurulu güç hedefi var. İhtiyacımız olan elektriğin en az yüzde 15'ini nükleerden karşılamamız lazım. Bu, dünyadaki oranlara yakın ortalamada bir oran, biraz belki onun üzerinde. Mutlak surette bizim buna ihtiyacımız var. Akkuyu'da birinci reaktördeki esas işimiz test süreçleri. Bütün uluslararası standartların çok hassasiyetle, itinayla özenle takip edildiği bir test sürecindeyiz.

 

MİLLİ NÜKLLER ENERJİ ENDÜSTRİSİ: Sinop, önemli bir nükleer saha. Trakya'da belirlediğimiz sahalar var. Bunlarla ilgili anlaşmalar noktasında yoğun bir çabamız var. Bu teknolojiye sahip ülkelerle Sinop ve Trakya projelerini artık karar aşamasına doğru getiriyoruz. İnşallah bunları yapacağız, beraberinde küçük modüler reaktörleri çok önemsiyoruz. İlk nükleer çağı kaçırmış Türkiye olarak, şimdi ikinci nükleer çağ bu küçük modüler reaktörlerle geliyor ve artık bu işin teknolojisini üreten, fikri mülkiyeti kendisinde olan, tasarımı yapabilen, Türkiye'de bunu kurma ve daha sonra da ihracat kabiliyeti olan milli bir nükleer enerji endüstrisini inşa etmeyi hedefliyoruz. 

 

DOĞAL GAZ DEPOLARI YÜZDE 100 DOLACAK: Türkiye'nin yeraltı depolama kabiliyetlerini önemli miktarda arttırdık. Gerek Silivri'deki kapasite artışı gerek Tuz Gölü projelerimiz ve bunların yeni fazlarıyla Türkiye, 12 milyar metreküp hatta 15 milyar metreküpe kadar depolama yapabilecek bir kabiliyeti geliştiriyor. Bu kışı iyi geçirdik. Şu anda Türkiye'nin depoları yüzde 71-72 dolulukla bu mevsime giriyor; Avrupa'da bunun tam tersi yüzde 72 boş giriyor, biz çok şükür daha dolu giriyoruz ve bunları yüzde 100'e çıkaracağız. Önümüzdeki kışa daha hazır hale geleceğiz. 

 

KERKÜK-CEYHAN BORU HATTI: Türkiye'ye gelen bu boru hattının bırakın sadece mevcut halini, Basra'ya kadar uzamasını ve bu hattın gerçek kapasitesi olan 1,5 milyon varilin akmasını istiyoruz. Bu boru hattından şu anda yaklaşık günde 80 ila 100 bin varillik bir petrol, bizim petrolümüz akıyor, Şırnak'tan geliyor diğerleriyle beraber; yaklaşık 100 bin varil Ceyhan'a geliyor. Keza şu anda Irak'tan gelen petrol var ama geride 1 milyon varilin üzerinde bir boş kapasite var. Bunun önümüzdeki dönemde dolacağı şekilde bir süreci işletmek istiyoruz.

 

YENİ ENERJİ MİMARİSİ: Bu bölgede yaşanan son gelişmeler; herkesi, bölgedeki ülkeleri ve bütün paydaşları yeni bir güvenlik ve enerji mimarisine doğru zorluyor. Boru hatları, çeşitlendirme, güzergâh çeşitlendirmesi; bütün bunlar önümüzdeki dönemde herkesin bir anlamda ortak akılda ve ortak faydada buluşabileceği bir hale dönüşmeli. Bu krizler, bir fırsata ve birtakım reformlara yol açabilir. Türkiye olarak biz hazırız. 

 

SOMALİ’DE SONDAJ: Çağrı Bey Sondaj Gemisi, şu andaki planlamamıza göre 9 Nisan gibi Somali'ye varmış olacak.Somali'de yaklaşık 3 bin 400 metre su derinliği var. Deniz tabanından sonra da yaklaşık 3 bin 500 metrelik bir hedef alanımız var. Orayı test edip oradaki hidrokarbon kaynağını bulmayı hedefliyoruz. Burada petrol amaçlı bir sondaj faaliyeti yapıyoruz ve buradan da hem Somali halkına hem de milletimize hayırlı bir müjde vermeyi hedefliyoruz. Hedeflediğimiz iki farklı derinlik var; bunlardan ilkine daha kısa sürede, birkaç hafta içerisinde ulaşabileceğimizi düşünüyoruz. Orada aldığımız verilere bağlı olarak bir sonraki aşamaya geçersek o yıl sonunu bulabilir, yani 7 aylık bir süreç. Libya'da 2 tane saha aldık; bir tanesi denizde, bir tanesi karada ortaklıklarla beraber. Denizde belki ilk etapta sismik, ondan sonra eğer orada bir şey görürsek sondaj olacak. Keza Suriye ve Pakistan’da bu yeni dönemde denizde ve karada aramalarımız olacak.

 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ: 2024-2030 dönemi için yeni bir eylem planımız var. 20 milyar doların üzerinde bir yatırım planlanıyor, bunun bir kısmı kamu tarafından. Bütün bu işin en önemli tarafı farkındalık ve bilinçlendirme. Bu konuyu bir seferberlik haline getirmemiz lazım. Doğal gazımızı daha verimli kullansak, doğal gazdan yüzde 2 tasarruf etsek, 1,2-1,5 milyar metreküp doğal gaz kullanmamış olacağız ve bunun ihracata önü açılmış olacak.

 

SIFIR ATIK: Dün Uluslararası Sıfır Atık Günüydü. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin 2017'de başlattığı inisiyatif, şu anda bir uluslararası markaya dönmüş durumda. Bugün Sıfır Atık Vakfı ile Bakanlığımız bir protokol imzaladı. Sıfır atık ve enerjisini verimli kullanan Türkiye, birbiriyle çok ilişkili. İşin özünde, ülke ve millet olarak aslında medeniyet tasavvurumuzun da bir yansıması. 

 

Haber ile ilgili fotoğraf için tıklayınız…