Türkiye, 23 Yıldır Uyguladığı Politikalarla, Yaptığı Projelerle Krizlere Hazır Hale Geldi
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Arz güvenliği açısından bugün itibariyle hem petrol hem akaryakıt hem doğal gaz hem de elektrik tarafında bir sıkıntı öngörmüyoruz. Türkiye, 23 yıldır uyguladığı politikalarla, yaptığı projelerle krizlere hazır hale geldi.” dedi.

Bakan Bayraktar, Bloomberg HT ve Habertürk ortak yayınında Bülent Kaya ve Pelin Yantur’un sorularını cevaplayarak gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Bayraktar, özetle şunları söyledi:
HÜRMÜZ’DEKİ KRİZ: Küresel ekonomiye çok önemli etkileri var ve önümüzdeki süreçte eğer bu kriz bu şekilde devam ederse çok daha büyük etkileri olacak. ‘Bugün bu kriz neticelendi, bir barış anlaşması’ dediğimiz anda bile piyasaların normalleşmesi belli bir zaman alacak. Krizin uzaması bu geri dönüş sürecini de biraz uzatacak gibi gözüküyor. Çok kısa bir zaman içerisinde dünya birçok krizi bir arada yaşadı ama bu kriz çok daha büyük bir kriz, etkisi küresel ölçekte olabilecek bir kriz. Ümit ediyorum en kısa sürede bir barış anlaşmasıyla nihayete erer. Şu anda 11 milyon varil günlük bir petrol arzında sıkıntı var dünyada, bu çok ciddi bir rakam.
ARZ GÜVENLİĞİNDE SIKINTI YOK: Arz güvenliği açısından bugün itibariyle hem petrol hem akaryakıt hem doğal gaz hem de elektrik tarafında bir sıkıntı öngörmüyoruz. Türkiye, 23 yıldır uyguladığı politikalarla, yaptığı projelerle aslında bu krizlere hazır hale geldi. 2016'dan itibaren başladığımız Milli Enerji ve Maden Politikası ile Türkiye'yi daha farklı bir dönüşüm sürecine soktuk. Özellikle yerli kaynakların daha yoğun kullanılmasıyla, petrol ve doğal gaz gibi aslında çok fazla girmediğimiz alanlarda yaptığımız uygulamalarla, altyapı yatırımlarımızla, doğal gaz depolama ve FSRU yatırımlarımızla, yenilenebilir enerji alanında yaptığımız yatırımlarla beraber Türkiye çok daha hazır bir halde bu krize yakalandı. Çeşitlendirme stratejimizin uygulamaları, o politikanın getirdiği avantajlarla bugün bunu rahatlıkla söyleyebiliyorum.
ENERJİ FİYATLARI: 28 Şubat itibariyle başlayan o sıcak çatışmanın, savaşın enerji piyasalarına etkisini biz henüz fiyatlara yansıtmadık. Hedefimiz, bu sürecin yıl sonuna kadar devam etmemesi ve dolayısıyla bizim fiyatla alakalı yeni bir düzenlemeye gitmememiz. Prensip kararımız, meskenlerde yılda bir kere düzenleme. Sanayi tarafını da söylememiz lazım; orada da sanayicilerimiz için doğalgaz tarafında öngörülebilir bir piyasa hedefliyoruz.
HÜRMÜZ’DEKİ GERİLİMİN ETKİSİ: Bu süreç devam ederse, bunun doğal gaz ve elektrik tarafına etkisi, yaklaşık 600 milyar lira. Yani, ilave bir 600 milyar lira. Akaryakıttaki Eşel Mobil’in yıl sonuna kadar hazineye etkisi, negatif anlamda söylüyorum, 600 milyar lira. Doğal gaz ve elektrikte de 600 milyar liralık bir etkisi olabilir. Yani, toplamda 1.2 trilyon liralık bir etki olabilir.
DOĞAL GAZDA KADEMELİ TARİFE: 5 yıllık geçmiş ortalamalara bakıp, o ildeki ortalamanın yüzde 75'inden daha fazlasını tüketen tüketicilerimizi destek programından çıkarıyoruz. Ortalamada Türkiye'ye baktığımızda abonelerin yüzde 12'si bundan etkileniyor. İlden ile farklılıklar var ama ortalama olarak söylüyorum ama tüketim rakamına baktığınızda bu yüzde 12'lik abone grubu, yüzde 36 doğal gaz tüketimine sahip. Türkiye doğal gaz piyasası çok önemli bir aşama kaydetti. Sadece son 23 yılda Türkiye'ye 200 bin kilometrenin üzerinde doğal gaz şebekesi döşendi. 17 milyar metreküp olan 2002-2003 tüketimi, geçtiğimiz yıl 60 milyar metreküpe geldi.
ARAMA VE ÜRETİM: Türkiye şu anda Karadeniz'de çok önemli bir arama programı yapıyor. Bu sene 6 tane yeni sondaj yapacağız. Yeni keşif ve yeni rezerv artışı hedefliyoruz. Bu senenin en önemli haberlerinden bir tanesi bugün 9,5 milyon metreküp olan birinci fazdaki Karadeniz üretiminin iki katına, 20 milyon metreküpe çıkması. Yani, 8 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını biz kendi gazımızla karşılar hale geleceğiz. İkinci fazın üretimine başlıyoruz. Osman Gazi Yüzer Üretim Platformumuzun, reaktivasyon çalışmalarına devam ediyoruz ve inşallah 30 Ağustos Zafer Bayramı ile beraber onu Sakarya Gaz Sahası'ndaki görev yerine uğurlayacağız.
YURT DIŞINDAKİ ÇALIŞMALAR: Yeni sahalar arıyoruz, yurt içerisinde ve yurt dışında. Somali bunlardan bir tanesi. Somali'de petrol hedefli bir sondajı planlıyoruz. Pakistan'da bu savaş nedeniyle ertelemek zorunda kaldığımız bir sismik çalışma var. İnşallah ona yine bu sene içerisinde başlayacağız. Libya'da, farklı coğrafyalardaki arayışlarımız da devam ediyor.
ELEKTRİKLEŞME: Ulaştırmadan tarıma, binalara, şehirciliğe, sanayiye çok muazzam bir elektrikleşme göreceğiz. Biz bu konuda daha iddialı hedeflere Türkiye'nin erişebileceğine inanıyoruz ve Türkiye'de 2035'lere geldiğimizde 6 ila 8 milyon aracın elektrikli olacağını öngörüyoruz. Elektrik talebi her zamankinden daha fazla artacak ve biz biraz daha o yönün gelişmesini istiyoruz. Türkiye'nin elektrikte dışa bağımlılığı, 2026 yılı için ortalama yüzde 35'ler civarında. Bu, yüzde 85'leri bulan hem doğal gazda hem petroldeki dışa bağımlılığımızın yanında çok daha güçlü olduğumuz bir alan. Dolayısıyla o alanı daha da büyütmek istiyoruz.
YENİLENEBİLİR ENERJİDE YENİ HEDEF: Cumhurbaşkanımız 2024 yılında Bakü'de, COP'ta dünyaya ilan etti; Türkiye olarak dedik ki ‘Güneş ve rüzgârda 120 bin megavata gideceğiz. O gün 30.000 megavattık, bugün itibariyle geldiğimiz noktada 41-42 bin megavata ulaştık. Hedefimiz; yeni enerji mimarimizi açıkladığımız programda veya muhtemelen COP öncesinde veya COP'ta Sayın Cumhurbaşkanımıza Türkiye'nin yeni yenilenebilir hedefini inşallah açıklatacağız. Daha iddialı bir hedef olacak bu. İnanıyorum depolamalı yatırımlar, YEKA'lar ve diğer projelerle Türkiye'nin yılda 14-15 bin megavat güneş ve rüzgâr santrali yapabilme becerisi ve potansiyeli var. İzinleri hızlandırmamız lazım. Yerel yönetimler ve ilgili kamu kurumlarımızın bunlara yaklaşımı çok önem arz ediyor. Biz bunları yaptığımızda o 120 bin megavat hedefi çok daha yukarı gidecek.
YENİ YEKA YARIŞMALARI Her yıl YEKA yarışmalarıyla en az 2 bin megavat civarında bir kapasiteyi hedeflediğimizi ifade etmiştik. Buna bu sene de devam edeceğiz. Hem rüzgarda hem güneş tarafında bu yarışmaları hedefliyoruz. Bunları, COP 31 öncesinde bitirmek istiyoruz. Yani eylülde, maksimum ekim ayı içerisine kadar bunları bitirmeyi hedefliyoruz. Şu anda arkadaşlarımız sahalarla ilgili çalışmaları yapıyorlar. YEKA'lar olmaya devam edecek.
ÖZ TÜKETİM AMAÇLI YATIRIMLAR: 3 bin 500 megavat kapasite açıkladık. Onun inşallah mayıs, haziran aylarında tahsisini yapacağız. Onların bir an önce devreye girmesini hedefliyoruz.
HÜKÜMETLER ARASI ANLAŞMALAR: ‘Hükümetler arası anlaşmalar yoluyla yeni kapasiteler, yeni projeler yapacağız’ dedik. Onun da örneğini bundan birkaç ay önce attığımız imzalarla gerçekleştirdik. Suudi Arabistan ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak yaptığımız hükümetler arası anlaşmayla ilk fazda 2 bin megavat ama ikinci fazı da eklersek inşallah 5 bin 000 megavatlık; Türkiye'nin en ucuz elektriğe sahip olduğu, 2 Euro/Cent’in altında 25 yıl boyunca sabit fiyatlı bir anlaşmayı da hayata geçirdik. Belki buna bir iki ülke daha ilave olabilir. Elbette ki biz rekabetçi, ülkemize faydası olan, ülkemize dış sermayenin geldiği bu yatırımları da önceliklendiriyoruz.
Haber ile ilgili fotoğraflar için tıklayınız…



