Küresel Enerji Sektörü İstanbul’da Buluştu
Küresel enerji sektörünün tüm paydaşları, bu yıl ikincisi düzenlenen İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi’nde (İNRES 2026) buluştu. Zirvenin açılışını gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Altını çizerek ifade etmek isterim ki savunma sanayiinde olduğu gibi enerjide tam bağımsızlık, ülkemizin kızılelmasıdır. Türkiye, bu hedefine doğru emin adımlarla yürümektedir. Bu yürüyüşün önünün kesilmesine de hiçbir surette müsaade etmeyecektir.” dedi.

İNRES 2026, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın himayesinde Turkuvaz Medya Grubu iş birliği ile gerçekleştirilen zirvede ev sahipliğini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar yaptı.
Yoğun Katılım
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile birlikte zirveye 10 ülkeden 8 bakan ve 3 bakan yardımcısı iştirak etti. Azerbaycan Enerji Bakanı Parviz Şahbazov, Bulgaristan Enerji Bakanı Iva Petrova, Gürcistan Ekonomi ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanı Mariam Kvrivishvili, Libya Petrol ve Gaz Bakanı Halife Abdülsadık, Moldova Enerji Bakanı Dorin Junghietu, Nijerya Katı Mineraller Geliştirme Bakanı Oladele Henry Alake, Sudan Enerji ve Petrol Bakanı Elmutasim İbrahim Ahmed Ali ile Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Dahir Shire Mohamed zirve kapsamında konuşmalar gerçekleştirdi.
45 Ülke Temsil Edildi
Bulgaristan Enerji Bakan Yardımcısı Kiril Temelkov, Suriye Petrol İşlerinden Sorumlu Enerji Bakan Yardımcısı Giyas Diyap, Romanya Enerji Bakanlığı Devlet Sekreteri Cristian Silviu Bușoi da zirvenin üst düzey konukları arasında yer aldı. Ayrıca, 45 ülkeden küresel enerji şirketlerinin, uluslararası kuruluşların temsilcileri ve akademisyenler de bu önemli etkinlikte yer aldı.
Zirvenin açılışında katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, özetle şunları söyledi:
En Güçlü Köprü
Türkiye, zengin enerji kaynaklarına sahip coğrafyalarla bunlara ihtiyaç duyan ülkeler arasındaki en güçlü köprüdür; geçiş ve kavşak noktasıdır. Bölgemizde meydana gelen son krizler Türkiye'nin bu özelliğini teyit ve tahkim etmiştir. Ülkemiz, tüm tahriklere rağmen sağduyulu siyasetiyle, savaşın dışında kalmış; diplomasiyi ve diyaloğu önceleyen girişimleriyle de sükunetin tesisine katkı sağlamıştır. Türkiye, hem enerji naklinde güvenilir bir ortak hem de barışın kilit aktörü olarak son süreçte öne çıkmıştır. Bunun olumlu tesirlerini orta ve uzun vadede daha fazla göreceğimize inanıyorum.
39 Ülkeden Gaz Tedariki
Göreve geldiğimizde Türkiye'nin günlük doğal gaz giriş kapasitesi yaklaşık 90 milyon metreküptü. Bugün bu rakam 495 milyon metreküpe çıktı. Rusya'dan iki, Azerbaycan'dan iki ve İran'dan bir olmak üzere toplam beş boru hattı ile doğal gaz temin ediyoruz. Türkiye artık 39 ülkeden, 50'den fazla şirketten doğal gaz tedarik eden dev bir enerji altyapısına sahiptir. LNG terminalleri, FSRU tesisleri, depolama yatırımları ve boru hatlarıyla Türkiye'yi Avrupa'nın en güçlü enerji merkezlerinden biri hâline getirdik. Yapacağımız yeni yatırımlarla günlük LNG gazlaştırma kapasitemizi mevcut 161 milyon metreküpten 200 milyon metreküpe çıkartacağız.
Yüzde 44’ü Gabar’dan
Bugün Gabar'dan elde edilen üretim, Türkiye'nin enerji arz güvenliğine çok büyük katkı sağlamaktadır. Yurt içi petrol üretimimizin yüzde 44'lük kısmı sadece Gabar'daki kuyularımızdan gelmektedir. Terörsüz Türkiye sürecinin menziline ulaşmasıyla birlikte inşallah yeni bir hikâye yazılmaya başlanacaktır. Türkiye ekonomisine doğrudan ve dolaylı maliyeti 2 trilyon doları aşan ağır bir yükten kurtulurken, terörle mücadeleye ayrılan kaynaklar daha verimli alanlara tahsis edilecek. Bunun da en büyük kazananı 10 yıllardır sıkıntı çeken bölge halkıyla birlikte 86 milyonun her bir ferdi olacak.
Enerjide Tarihi Başarı
Türkiye'nin önünü kesmek isteyenlere aldırmadan diğer alanlar gibi enerjide de tarihî bir başarıya imza attık. İnşallah enerjide, madencilikte ve doğal kaynaklarda çok daha büyük başarılarla ülkemizi buluşturmakta kararlıyız. Bunun için karada veya denizde, hükümranlık alanlarımızda ne kadar tabii kaynağımız varsa işleyecek; bu kaynakların, Türkiye'nin atılım sürecinde lokomotif vazifesi görmesini mutlaka sağlayacağız. Altını çizerek ifade etmek isterim ki savunma sanayiinde olduğu gibi enerjide tam bağımsızlık, ülkemizin kızılelmasıdır. Türkiye, bu hedefine doğru emin adımlarla yürümektedir. Bu yürüyüşün önünün kesilmesine de hiçbir surette müsaade etmeyecektir.
Yeni Enerji Mimarisi
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önce kürsüye gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, yeni bir enerji mimarisinin hazırlığı içinde olduklarını belirterek “Temel hedefimiz; Türkiye’yi enerjide dışa bağımlılığını bitiren, arz güvenliğini güçlendiren, bölgesel entegrasyonu artırmış, bir merkez ülke konumuna getirmek.” dedi.
Tam Kapasite Hedefi
Yeni enerji mimarisi ile mevcut TANAP, Türk Akım, Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı gibi hatları tam kapasite çalıştırmak istediklerini ifade eden Bakan Bayraktar, “Komşularımızla ve bölge ülkeleriyle petrolde, doğal gazda ve elektrikte kazan-kazan anlayışı içinde ilave altyapı projeleri geliştirerek enerji bağlarımızı güçlendireceğiz. Irak-Türkiye Petrol Boru Hattı’nın Basra’ya kadar uzatılması, Trans-Hazar Doğal Gaz Boru Hattı ile Türkmenistan doğal gazının Türkiye’ye ve Avrupa’ya ulaştırılması bu yeni dönemin önemli başlıkları arasında olacak.” diye konuştu.
Bağlantısallık ve Altyapı
Bakan Bayraktar, elektrik tarafında da çok boyutlu bir entegrasyon hedeflediklerini aktararak “Geçtiğimiz yıl Bakü’de imzaladığımız Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye-Bulgaristan Yeşil Elektrik İletimi anlaşması ile Azerbaycan’da üretilen yenilenebilir enerjiyi Avrupa’ya ulaştırmayı hedefliyoruz. Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye kadar uzanacak, bölgedeki komşu ülkelerle entegre bir mega elektrik iletim hattı üzerinde de çalışıyoruz. Yeni enerji mimarimizde daha çok bağlantısallık ve daha çok altyapı projeleri olacak. Gazlaştırma altyapımızı geliştirerek özellikle Güney Doğu Avrupa’ya ve diğer komşularımıza daha yüksek miktarlarda LNG’yi ulaştırma imkanına sahip olacağız.” dedi.
Merkezde Elektrikleşme
Yeni enerji mimarisinin merkezinde elektriğin yer aldığını dile getiren Bakan Bayraktar, “Bu nedenle yenilenebilir enerji hedeflerimizi çok daha yukarılara taşıyacağız. Gelişmiş yenilenebilir enerji portföyümüzün ihtiyaç duyduğu güçlü bir şebeke altyapısı için toplamda 30 milyar dolarlık bir yatırım öngörüyoruz. Baz yük üretim kabiliyeti ile arz güvenliğimiz açısından nükleer enerjiyi bir tercih değil, bir zaruret olarak görüyoruz. Akkuyu ile başlayan süreç, Türkiye’nin enerji tarihinde nükleer dönemin kapısını açacak.” diye konuştu.
Beylikova’da Endüstriyel Tesis
Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecinde aynı zamanda bir üretim üssü olmak istediğini anlatarak “Nadir toprak elementleri ve kritik mineraller alanındaki yatırımlarımıza büyük önem veriyoruz. Nadir toprak elementleri; enerji teknolojilerinden batarya sistemlerine, elektrikli araçlardan savunma sanayine kadar neredeyse tüm stratejik sektörlerin adeta temelini oluşturmaktadır. Eskişehir Beylikova’daki pilot tesisi, yakın zamanda temelini atacağımız endüstriyel bir tesis ile taçlandırmış olacağız.” ifadelerini kullandı. Bakan Bayraktar, açılış töreninin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a üzerinde Besmele-i Şerif yazılı hat sanatı bir eser hediye etti.
Daha Fazla İş Birliği
Bakan Bayraktar, İNRES marjında düzenlenen “Dönüşen Küresel Düzende Enerji Güvenliği: Bağlantısallık ve İş Birliği” başlıklı bakanlar oturumunda yaptığı konuşmada ise ‘daha fazla iş birliği’ vurgusu yaptı. Dünyada krizlerin peş peşe geldiğini ve oluşan belirsizliğin enerji güvenliği için ciddi bir sorun oluşturduğunu kaydeden Bakan Bayraktar, “Her ülkenin kapsamlı hedefleri var. Bunları tek başımıza gerçekleştiremeyiz. Daha fazla iş birliği lazım. Bağlantısalllık son derece önemli ve çok daha fazla iş birliğine ihtiyacımız var.” dedi.
İkili Görüşmeler
Bakan Bayraktar, İNRES 2026 marjında Türkiye’ye gelen konuk bakanlar ile ayrı ayrı ikili görüşmeler de gerçekleştirdi. Görüşmelerde, ülkeler arasındaki mevcut ve potansiyel iş birliği imkanları ele alındı.
3 Oturum Düzenlendi
Zirvede bakanlar oturumunun yanı sıra “Belirsizlikte Yol Almak: Hidrokarbonlar ve Minerallerde Yatırım Stratejileri” ve “Dönüşümü Tasarlamak: Zorluklar ve Fırsatlar” başlıklı iki oturum daha düzenlendi.
Haber ile ilgili fotoğraflar için tıklayınız…



