100 Sene Sonra Kerkük'te Petrol Sahalarına Ortak Oluyoruz
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye Petrolleri’nin Kerkük’teki petrol sahalarında faaliyet yürüten şirketten hisse almasıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Bayraktar, “Kerkük, İngiliz petrol şirketinin yaklaşık 100 yıldır petrol ürettiği bir yer. Biz de aslında 100 sene sonra Kerkük'te bu petrol sahalarına bir anlamda ortak oluyoruz. İngiltere, ABD, Türkiye üçlüsünün ortak olduğu çok büyük bir petrol rezervine sahip. Yaklaşık şu anda 3 milyar varillik bir petrol rezervinden bahsediyoruz. Bunu bugünkü rakamlara dökersek 250 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklükten bahsediyoruz. Günlük üretimin 1,2 milyon varillere çıkabileceği bir potansiyel var.” dedi.

Irak–Türkiye Ham Petrol Boru Hattı’nda (ITP) günlük 750 bin varillik akışa imkân veren bir yıllık anlaşmaya varılmasıyla ilgili de konuşan Bakan Bayraktar, hattın kapasitesinin günlük 1,5 milyon varil olduğuna dikkat çekerek, “‘Bunun miktarını da artırabiliriz, yani 2-2,5 milyon varillere çıkabiliriz ve boru hattını da Basra'ya kadar uzatalım. Gerek Irak'ın bir kısım üretimini veya Kuveyt, Körfez ülkelerinden ‘Bu hattı kullanmak istiyorum, petrolümün tamamı Hürmüz'den geçmesin, burada başımıza ne geleceği belli değil’ diyenleri de bu güzergahtan biz dünya piyasalarına açabiliriz’ diyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yılın başından bu yana ExxonMobil, Chevron, BP, Shell ve Total'le anlaşma imzaladıklarını anımsatan Bakan Bayraktar, “Şimdi bu iş birliği anlaşmaları somut projelere dönüyor. BP anlaşması Kerkük'te somut, net bir projeye, ticari bir projeye dönmüş durumda. Diğerleri de yavaş yavaş dönecek.” diye konuştu.
Bakan Bayraktar, TRT Haber canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Bayraktar, özetle şunları söyledi:
KERKÜK PETROLÜ: Kerkük, üzerinde yaklaşık 2,5 yıldır çalıştığımız bir konu. Türkiye Petrolleri’ni günde 1 milyon varil üretim yapacak bir şirkete dönüştürmeye; bunun bir kısmını Türkiye'de bir kısmını dışarıda üretilebilir bir hale getirmeye çalışıyoruz. Aslında Irak ve Kerkük Anlaşması bunun bir parçası, bir yansıması. Kerkük, İngiliz petrol şirketinin yaklaşık 100 yıldır petrol ürettiği bir yer. Biz de aslında 100 sene sonra Kerkük'te bu petrol sahalarına bir anlamda ortak oluyoruz. Orada bir tane ABD’li ortağımız var. Yani İngiltere, ABD, Türkiye üçlüsünün ortak olduğu çok büyük bir petrol rezervine sahip. Yaklaşık şu anda 3 milyar varillik bir petrol rezervinden bahsediyoruz. Bunu bugünkü rakamlara dökersek 250 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklükten bahsediyoruz. Günlük üretimin 1,2 milyon varillere çıkabileceği bir potansiyel var.
BASRA’YA UZANABİLECEK HAT: Enerjide Irak'la geliştirmeye çalıştığımız birçok proje var. Biz diyoruz ki ‘Silopi'den, Habur'dan Basra'ya kadar uzanacak bir petrol boru hattı inşa edelim.’ Hürmüz krizi herkese şunu söyledi: ‘Dünyanın, mutlaka alternatif güzergahlara, alternatif rotalara ihtiyacı var.’ Şu anda bu 750 bin varili mevcut hatlarımızdan taşıyabiliriz. Mevcut hatlarımızdan 1,5 milyon varil taşıyabiliriz aslında. ‘Bunun miktarını da artırabiliriz, yani 2-2,5 milyon varillere çıkabiliriz ve boru hattını da Basra'ya kadar uzatalım. Gerek Irak'ın bir kısım üretimini veya Kuveyt, Körfez ülkelerinden ‘Bu hattı kullanmak istiyorum, petrolümün tamamı Hürmüz'den geçmesin, burada başımıza ne geleceği belli değil’ diyenleri de bu güzergahtan biz dünya piyasalarına açabiliriz’ diyoruz.
BÜTÜN YOLLAR TÜRKİYE’YE ÇIKIYOR: Şu anda Irak'ın çok ciddi bir elektrik problemi var. Altyapı sorunları var. Biz kısa vade, orta vade ve uzun vadeli çözümleri de kendilerine sunduk. Şu anda elektrik ihracatı yapıyoruz, burada miktarın arttırılmasını Sayın Başbakan, Sayın Cumhurbaşkanımızdan rica ettiler. Dolayısıyla projelerin olduğu, ilişkilerimizin daha iyiye gideceği bir sürece doğru gidiyoruz. Konularımızdan bir tanesi gaz. Doğal gaz, ilk etapta Irak ihtiyacı için konuştuğumuz projelerden bir tanesi ki Irak'taki doğal gaz santrallerine gaz ihtiyacı var ki elektrik üretilebilsin. Belki ilk etapta Türkiye'nin altyapısını kullanarak, Türkiye'deki doğal gazı kullanarak bunun bir kısmını Irak'a ihraç etmeyi konuşuyoruz şu anda. Basra'ya uzatmayı düşündüğümüz petrol boru hattına, elektrik iletim hatlarının yanına bir doğal gaz boru hattı yapıp belki ilerde Katar doğal gazını, Körfez’de üretilecek doğal gazı artık ters akışla bu sefer Irak üzerinden Türkiye'ye ve Türkiye üzerinden de Avrupa'ya gitmesiyle alakalı da büyük bir projeyi de konuşuyoruz. Tabii alternatif güzergah olarak Katar gazı; Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye üzerinden de Türkiye'ye gelebilir. Yani bütün yollar aslında Türkiye'ye çıkıyor.
BULGARİSTAN’DA DOĞAL GAZ: Karadeniz'de Bulgaristan'ın denizlerinde bir sahada yüzde 33'lük bir pay aldık. Orada doğal gaz araması yapacağız.
SOMALİ’DE SONDAJ: Somali'de tek başımıza yürüyoruz, operatörlüğünü biz yapıyoruz. Şimdi Çağrı Bey gemimiz orada sondaj yapıyor. 3 bin 450 metrelik su derinliği olan bu deniz sahasında, yaklaşık 4 bin metrelere geldik. Yani deniz tabanından sonra 500-600 metrelere ulaşmış durumdayız. Sondajımız devam ediyor. Bu sondaj 7 bin metrelere kadar gidebilir. Somali'den inşallah hayırlı bir netice almayı hedefliyoruz.
ANLAŞMALAR SOMUTLAŞACAK: Yıl başında Exxon'la bir anlaşma imzalamıştık. Sonra Chevron, BP, Shell, Total'le anlaşmalar imzaladık. Şimdi bu iş birliği anlaşmaları somut projelere dönüyor. BP anlaşması Kerkük'te somut, net bir projeye, ticari bir projeye dönmüş durumda. Diğerleri de yavaş yavaş dönecek.
ORUÇ REİS’İN YENİ GÖREV YERİ PAKİSTAN: Afrika'da Gine Bissau, Angola, Liberya ve Libya’da çok yoğun çalışıyoruz. Libya'da iki tane saha almış durumdayız yine yabancı ortaklarımızla, biri denizde, biri karada ama çok daha büyük bir proje üzerinde çalışıyoruz. İnşallah oradan bir netice alacağız. Onun dışında Orta Asya; Kazakistan, Azerbaycan'da ilgilendiğimiz sahalar var. Irak ve Pakistan'da sahalar almıştık. Orada çalışmaya başlıyoruz fiili olarak. Pakistan'da biraz gecikmeli başlıyoruz, bu savaş bizim oradaki operasyonumuzu etkiledi. Oruç Reis'in yeni görev yeri Pakistan. Oraya gidecek. Yakın bir zamanda Bangladeş'te deniz sahalarıyla ilgili bir süreci başlatıyoruz. Dolayısıyla böyle yoğun bir çalışma içerisindeyiz.
OSMAN GAZİ EYLÜL SONUNDA AYRILACAK: Faz 2'de takvim net. 2026 sonunda biz Sakarya Gaz Sahasından üretimimizi iki katına, 20 milyon metreküpe çıkarıyoruz. Türkiye'deki 8 milyon evin doğal gaz ihtiyacı kendi gaz sahamızdan sağlanacak. 2028'e geldiğimizde bu, 16-17 milyon haneye çıkacak, günlük üretimde 40-45 milyon metreküpe ulaşmış olacağız. Bu sene bizim için çok önemli çünkü deniz üstünde bir üretim yapacağız. Osman Gazi yüzer üretim platformumuz, Eylül ayının sonu gibi Filyos'tan ayrılacak ve 20 yıl boyunca görev yapacağı Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahasındaki yere gidecek. Orada onu deniz tabanına sabitleyeceğiz, son işlemler yapılacak, testler yapılacak, büyük bir gaz yakma testi yapılacak orada. Onlardan sonra da inşallah üretime başlayacağız.
GABAR’DA REKOR ÜRETİM: Gabar’da üretim artıyor. Bugün 83 bin 200 varile ulaşmış durumdayız. Bu yeni bir rekor. 83 bin 200 varil günlük üretime ulaştık. Gabar'da her gün yeni bir rekor kırıyoruz. Yeni keşifler yapıyoruz dolayısıyla üretimimizi arttırmaya devam ediyoruz. Gabar inşallah daha da büyüyecek.
DEPOLAR DOLU: Doğal gaz altyapımızda depolama kapasitemiz şu anda yaklaşık 6,3 - 6,5 milyar metreküplere ulaştı. Kışın en soğuk zamanda 45 gün boyunca evlerimize yetecek kadar doğal gazı kendi depolarımızda depolayabiliyoruz. Hedefimiz bunu iki katına çıkarmak, yani depolama kapasitemizi 12-13 milyar metreküpe çıkarmak. Kışa Kışı beklemeden şu anda Türkiye'nin bütün doğal gaz depoları dolu vaziyette. Petrol ve petrol ürünleri tarafında da depoları her gün takip ediyoruz.
KKTC’YE DOĞAL GAZ: Adanın enerji problemine çözüm olabilmek adına geliştirdiğimiz iki proje var. Bunlardan bir tanesi, Türkiye üzerinden adaya bir elektrik iletim hattı götürmek ve Türkiye'de üretilen elektriği, özellikle yenilenebilir enerjiden ürettiğimiz elektriği adaya götürmek ve adayı bu anlamda bir elektrikleşmeye kavuşturmak. Bunun yanı sıra doğal gaz hattı projesi; bu projede hedeflerimizden bir tanesi yine adaya götüreceğimiz doğal gazdan elektrik üretmek ve adanın bütün elektrik ihtiyacını orada üreteceğimiz, daha temiz bir yakıtla, daha uygun fiyatlı bir yakıtla giderebilmek.
DENİZ ÜSTÜ RÜZGAR YEKA’SI: Yüzer GES konusunda artık Türkiye’de ilk örnekleri devreye almaya hazır hale geliyoruz. Deniz üstü rüzgâr Türkiye'de bir ilk olacak. Her yıl yapacağımızı ilan ettiğimiz YEKA projelerine 2026'da devam ediyoruz. COP31 öncesinde karada rüzgâr ve karada güneş projelerimizin ihalelerini yapacağız; yaklaşık 2 bin 400 megavatlık bir kapasiteyi ihale edeceğiz. Hedefimiz Eylül-Ekim gibi deniz üstü rüzgâr YEKA'sının ilanını yapmak, 2027 yılı ilk çeyrekte de ihalesini yapmak. Ümit ediyorum 2027’nin ilk çeyreğinde ‘offshore’ YEKA ihalemizi hayata geçireceğiz.
Haber ile ilgili fotoğraflar için tıklayınız…



