Hazar Strateji Enstitüsünün 2. Kuruluş Yıldönümü

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız Hazar Strateji Enstitüsünün (HASEN) 2. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bakanlıkta düzenlenen etkinlikte, Azerbaycan'la çeşitli enerji projeleri gerçekleştireceklerini belirtti.

11.11.2014
  • Paylaş

Azerbaycan ve Türkiye'de siyasi istikrar ortamının uluslararası boyutta dikkati çekecek projelerin gerçekleşmesini sağladığını ifade eden Bakan Yıldız, "Bakü-Tiflis-Ceyhan ham petrol boru hattının, Bakü-Tiflis-Erzurum doğal gaz boru hattının bütün bunlardan daha büyük şekilde gerçekleştirilecek olan TANAP projeleri hep bu tarzda ilerlemiştir. Bizler BOTAŞ ve TPAO olarak hem TANAP'ta ki hisselerimizi hem de HAZAR'da ki hisselerimizi arttırdık" diye konuştu.

Ortadoğu'da ve Ukrayna'da gelişen siyasi olayların Avrupa'nın enerji arz güvenliğini daha stratejik konuma getirdiğini anlatan Yıldız, önümüzdeki dönemde enerji politikalarına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Özellikle 91 milyon varillik günlük tüketimin geldiği nokta son derece enteresandır.  Bu konulardaki öngörüler aslında ne kadar isabetli ise ülkeler ve şirketler o kadar isabetli işler yapabiliyor. Bundan iki yıl kadar önce ham petrol fiyatlarının 135 dolar olacağına ilişkin öngörüler ve tahminler vardı. Şu anki geldiğimiz nokta ise 80-85 dolarlık bir bantta seyrediyor. Bunun ne kadar devam edeceği belli değil ama bu öngörüler yanlış olduğu kadar ülkelerin şirketlerin ve şahısların çok ciddi şekilde hesap hatalarına dönüşüyor. O yüzden bu konuda yapılacak istişare ve çalışma önem kazanıyor."

Enerjide kaynak çeşitliliğinin önemini vurgulayan Yıldız, bu anlamda TANAP'ın öneminin son bir yıldaki gelişmelerle daha da arttığını dile getirdi.

Yıdız, "TPAO, BOTAŞ ve Türkiye olarak bu projeden (TANAP) ve bu ilişkiden mutlaka kazançlı çıkacağımıza inanıyoruz" dedi.

Bakan Yıldız'ın konuşmasının ardından TPAO, BOTAŞ, TANAP, Socar Türkiye'nin kurumsal olarak HASEN'e üyeliğine ilişkin imza töreni gerçekleştirildi. Ayrıca, iki ülke arasındaki projelere katkılarından dolayı Azerbaycan Cumhuriyeti tarafından Yıldız'a hatıra madalyası takdim edildi. Madalyayı Yıldız'a Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Faig Bağırov takdim etti.

Sorular

Bakan Yıldız, toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Ermenek'le alakalı olarak dün Bakanlar Kurulunu bilgilendirdiklerini ifade eden Yıldız, üç boyutlu bir kurguyla, gözle canlandırılabilecek bir yapıda anlatımda bulunduklarını söyledi.

Kazanın oluş şekli, çalışanların o an ki durumlarına ilişkin de bilgiler verdiklerini dile getiren Yıldız, şöyle konuştu:

"Şu anda desandrenin son dönemeç dediğimiz noktasına, 325. metreye gelinmiş durumda. Nefeslik kısmından da yaklaşık 17 metre daha ilerlendi. Tahkimattaki bir kısım bozulmanın ve yerdeki kömürle karışık şlam ve çamuru arkadaşlarım bir kez daha teyit ettiler. Arkadaşlarımıza ulaşmaya yönelik olarak çalışmalar 24 saat kesintisiz devam ediyor. Her açılan metrede, her ilerlediğimiz noktada işçi kardeşlerimizle karşılaşabiliriz. Ama suyun hareketlerinin onları nerelere kadar taşıdığını ancak ulaştıktan sonra söyleyebileceğiz" diye konuştu.

Adli ve idari soruşturmanın devam ettiğini ve yaşanan olayın bir doğal afet olmadığını belirten Yıldız, ortada bir kusur bulunduğunu söyledi.

Suçlu insanların korunmaması ne kadar önemli ise suçsuz insanların korunmasının da bir o kadar önemli olduğunu dile getiren Yıldız, şöyle devam etti:

"Adalet dediğimiz konu da budur zaten. Bunun kamu ve özel sektör ayrımı olmaz. Maden sahibi ne dedi bilmem ama önceki projelerle şu anki işletme projelerini üst üste örtüştürdüğümüzde bir noktada 6-7 metre civarında yaklaştıklarını gördük. Bu kabul edilemez bir hatadır. Orada bu kadar yaklaşma mesafesi hiçbir madencinin kabul edebileceği bir konu değildir. Bu hataya kimler ortaksa onlar cezasını çekmelidirler."

Ermenek'te maden kazası yaşanan ocakta 2015'teki iş programının bir kısımının 2014'te başlamasıyla ilgili bazı hatalar olduğunu gördüklerine dikkati çeken Yıldız, "Şu kesin ki eski galeri ile yeni galeri arasındaki yaklaşma mesafesi 6-7 metreye kadar inmiş durumda. Asıl hatanın kaynaklandığı nokta orasıdır. Bu karara kimler ortak olmuşsa onlar suçludurlar" dedi. 

Madenlerdeki iş sağlığı güvenliği önlemlerine yönelik sorular üzerine Yıldız, Soma'daki maden faciasından sonra 4-5 aylık yoğun bir çalışma yaptıklarını söyledi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yarın iş sağlığı ve güvenliğiyle alakalı bir açıklaması olacağını anımsatan Yıldız, şöyle konuştu:

"Dün Sayın Başbakan Yardımcımız Ali Babacan'ın başkanlığında ilgili bakan arkadaşlarımızla yaptığımız hazırlık toplantısında ve Bakanlar Kurulunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızın çalışmaları gündeme getirildi. Bunların içerisinde bazı radikal kararlar da olacak. Sektörün mutlaka bulunduğunu noktadan daha iyi noktaya getirilmesini sağlamamız lazım. 

Soma'dan bu yana Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının yaptığı teftiş ve denetimlerde 94 kömür ocağının kapatıldığını söylemem lazım. Bunların bir kısmı eksiklerini gideremediler. Eksiklerini gideremeyenler açılmadılar. İş sağlığı ve hayatıyla alakalı güvenilir çalışma ortamının oluşması için bir çok açıdan bu konunun üzerinde durduğumuzun bilinmesini isterim. Yarın Sayın Başbakanımız bunların bir kısımını kamuoyuyla paylaşacak."

HDP'nin petrolden pay talebi

Yıldız, HDP'nin gündeme getirdiği Doğu ve Güneydoğu'daki petrolden pay talebine yönelik soruya karşılık, şunları kaydetti:

"Eğer bir kaynak varsa gerek yeraltı kaynakları, madenler, petrol veya incir, fındık, çay bu hepimizindir. Bunun doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi olmaz. Bu tür cümleler bir ayrılık gayrılık oluşturmaya çalışılan cümlelerdir. Hele de şu konjonktürde. Çözüm süreciyle alakalı bu sürecin ilerlemesi gösterilen nezaketi bütün kesimlerden beklemek durumundayız. Çünkü çözüm süreci 77 milyonumuzu ilgilendiriyor. Oradaki bir aksaklık bir sıkıntı İzmir'de, Edirne'de yaşayan insanımızın kayıtsız kaldığı bir sıkıntı değildir. O yüzden burada coğrafyayla alakalı Doğu, Güneydoğu Anadolu gibi bir ayrım yapmak başka siyasi noktaları çağrıştırmaktadır. O yüzden madenlerle, petrolle, yeraltı zenginlikleriyle alakalı herhangi bir ayrı uygulama yapmamız söz konusu değildir."

"Zeytin ağacı sayısı 170 milyonu geçti"

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, Bakanlar Kurulu'nun ardından zeytin ağaçları ve Türkiye'nin enerji ihtiyacına yönelik sözlerinin anımsatılması üzerine Yıldız, Türkiye'nin yer altı ve üstü kaynaklarından birinin seçilmesinin diğerinden vazgeçmek anlamına gelmediğini söyledi.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının yoğun çalışmalarıyla 12 yıl önce 92 milyon olan zeytin ağacı sayısının 170 milyonu geçtiğine işaret eden Yıldız, şöyle konuştu:

"Biz bunu yaparken kalkınmamızı bir kenara bıraktık mı? Hayır. Peki kalkınmamızı sürdürürken zeytin ağaçlarını bir kenara bıraktık mı? O da hayır. O yüzden özellikle son 3 gün içerisinde kamuoyunun zeytinciler bir tarafa, santralciler bir tarafa diye ayrıştırılmasının başlık olarak doğru bir başlık olmadığı kanaatindeyim. Biz her ikisini beraberce yapabiliriz. Yani hem santralımızı hem de zeytin ağaçlarımızı beraberce geliştirebiliriz. Bütün kaynaklarımızı harekete geçirmemiz lazım orada 152 milyon civarında kömür var. Tabi ki çevreye duyarlı şekilde yapmamız lazım. O yüzden akışkan yatak teknolojisi, ultra süper kritik teknolojiler burada uygulanarak bu projeler yapılacak. Çevre şartlarına herhangi bir aykırılık oluşturan proje Türkiye'de yapılmayacak. Biz ortak dili tesis etmiş bir hükümetiz. Bizim bu manada da ayrımız, gayrımız yok."

Kendisinin yeşile ve zeytinin yetiştirilmesine; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in de enerji ile alakalı santrallerin yapımına hassasiyet gösterdiğini anlatan Yıldız, "Bu güzel bir şey. Bu yüzden herhangi bir kamplaşmaya yol açmadan, her ikisinden de vazgeçmeyerek, birinin tercih etmenin diğerinden vazgeçmek anlamına gelmediğini bilerek kalkınmamızı sürdüreceğiz. Enerji santralinin de istismar edilmesine müsaade etmeyeceğiz. Vatandaşlarımız endişelenmesinler, her ikisini beraber yapabilecek bir kabiliyet ve kapasitedeyiz" ifadelerini kullandı.

Ruslarla fiyat pazarlığı 

Bakan Yıldız, Rus doğalgazına ilişkin fiyat görüşmelerinin Ermenek'te yaşanan maden kazası nedeniyle ertelendiğini bildirdi. Türkiye'nin 1 Ocak 2015 itibariyle fiyat revizyon hakkı olduğunu anımsatan Yıldız, Gazprom'un bu konuda yaptıkları hazırlıkları kendileriyle paylaşacağını, Rus tarafıyla önümüzdeki günlerde çeşitli toplantılarda bir araya geleceklerini söyledi.

Türkmen gazının Türkiye'ye ulaşması konusundaki son duruma ilişkin soru üzerine Bakan Yıldız, Türkiye'nin Hazar'ın gerek kuzeyinden gerekse güneyinden gelebilecek Türkmen gazına talip olduğunu ifade etti. Özel sektör marifetiyle bu gazın Türkiye'ye gelmesinin iyi olacağını dile getiren Yıldız, ilerleyen ve son derece mükemmel bir noktaya giden Azerbaycan-Türkmenistan ilişkilerinin de bu yöndeki projelere önemli katkı sağlayacağına inandığını kaydetti.

Önümüzdeki dönemde yerli ve yenilenebilir kaynakların kullanımını mutlaka geliştireceklerini vurgulayan Bakan Yıldız, enerji verimliliği ve tasarrufundan Türkiye'nin 15 milyar lira civarında ekonomik kazanç elde etmesinin mümkün olduğunu sözlerine ekledi.