Enerji Politikamız ve Doğu Akdeniz Meselesi Paneli

Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Batman'a gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman ile Valilik, Batman Üniversitesi, Türkiye Petrolleri ve Birlik Vakfı tarafından düzenlenen

19.12.2019
  • Paylaş

Batman Üniversitesi Konferans Salonu'ndaki panelde konuşan Dönmez, bu yüzyılda dünyada yaşanan değişim ve dönüşümün önceki yüzyıllardan çok daha hızlı cereyan ettiğini söyledi.
Enerjinin bu değişimde önemine işaret eden Dönmez, bugün ekonominin, siyasetin, güvenlik politikalarının enerjiden bağımsız düşünülmesinin imkansız olduğunu vurguladı.
Dönmez, Doğu Akdeniz'de son dönemde yaşanan gelişmelere dikkati çekerek, "Enerjinin bölgenin siyaseti üzerine nasıl bir etkiye sahip olduğuna birlikte tanıklık ediyoruz. Dünyadaki gelişmelerin gerisinde değiliz. Dünyada neler olup bittiğini görüyoruz. Bunların ülkemize yansımalarını yakından takip ediyoruz ve inceliyoruz. Enerjinin merkezde yer aldığı bu dönemde bizler de kendi yol haritamıza sahip çıkıyoruz." diye konuştu.

 

"Hedefimiz bağımsız enerji, güçlü Türkiye"

 

"Türkiye'nin enerjideki gelecek vizyonu olan milli enerji ve maden politikamızı yerlilik, arz, güvenlilik, yerlilik ve millilik üzerine inşa ettik. Enerji ve doğal kaynaklarımız insanımıza kesintisiz olarak sunmak için ve birçok yatırım ve projeyi adım adım gerçekleştiriyoruz. İnanıyoruz ki; yerli kömürden yenilenebilir enerjiye kadar her alanda dünya ile rekabet edecek güce ve potansiyele sahibiz. Hedefimiz bağımsız enerji, güçlü Türkiye." diyen Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yerli ve yenilenebilir elektrik üretiminde bu yıl, son 20 yılın tarihi bir rekorunu kırmış olduk. Yüzde 63'ler seviyesine geldik. Bu yılın mayıs ayında bir rekora imza atarak ürettiğimiz elektriğin yüzde 75'ini yerli ve yenilenebilir kaynaklardan elde ettik. Ama yıl ortalaması yüzde 63. Her bir puanlık yerli kaynağın ithal kaynağa göre kullanılması 100 milyon doların cebimizde kalması anlamına geliyor. Demek ki yaklaşık 1,5 milyar doları yurt dışına daha az ödemiş olduk."

 

"Dünya bor rezervlerinin yüzde 73'üne sahibiz"

 

Türkiye'de milli madeni borda teknoloji hamlesini büyük bir kararlılıkla başlattıklarını ve sürdürdüklerini dile getiren Dönmez, "Ülke olarak dünya bor rezervlerinin yüzde 73'üne sahibiz. Dünya bor pazarının da yüzde 59'u bizim kontrolümüzde. Ancak bizim hedefimiz boru yüksek teknolojiyle buluşturmak. Bu amaçla Balıkesir Bandırma'da bor tesisimizin temelini iki ay önce attık. Dünyada elmastan sonraki en değerli maden olan bor karbürü ülkemizde üretmeye başlayacağız." şeklinde konuştu.

 

"Bor, Mehmetçiğimize de inşallah zırh olacak, onu koruyacak"

 

"Yıllık bir ton üretimle dünyadaki bor karbürün yüzde 8'ini Türkiye'de gerçekleştireceğiz. Bor karbürü birçok askeri araç ve helikopterde zırh olarak kullanma imkanına sahibiz. Türkiye'nin madeni bor, Mehmetçiğimize de inşallah zırh olacak, onu koruyacak." ifadelerini kullanan Dönmez, şunları kaydetti:

"Milli enerji ve maden politikalarımızın en önemli halkalarından birini de denizlerde hidrokarbon arama çalışmalarımız oluşturuyor. Bugünkü panelimizin ana temalarından birini de bu oluşturuyor. Bu çalışmalarımızı ülkemizin geleceği için olmazsa olmaz kabul ediyoruz. Milli arama ve sondaj gemilerimizle başlattığımız çalışmalarımıza dört koldan dört gemiyle devam ediyoruz. Dün itibarıyla Fatih gemimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden almış olduğumuz ruhsatla 4 bin metrelerde, Yavuz ise Bakanlık olarak bizim verdiğimiz ruhsatla 4 bin 700 metrelerde sondaja devam ediyor. Geçmişte de Akdeniz'de çalışmalarımız oldu. Onların değerlendirme ve analizleri devam ediyor. Öte yandan Barbaros Hayrettin Paşa ve Oruç Reis sismik arama gemilerimizle de denizlerimizin adeta röntgenini çekiyoruz."
Sonrasında Fatih ve Yavuz sondaj gemilerinde belirlenen alanlarda yine matkabı milletin geleceği için çalıştırmaya devam edeceklerini belirten Bakan Dönmez, teknolojik açıdan sınıfının en iyilerinden olan bu gemilerin deniz seviyesinden 12 bin metreye kadar sondaj yapabildiğini aktardı.

Yüksek basınç altında ve neredeyse 6-7 metre dalga yüksekliğinde dahi sondaj yapabilen gemilerin çalışmaya devam ettiğini dile getiren Dönmez, Yavuz ve Fatih gemilerinin futbol sahası kadar uzun, 36 metre genişliğinde yüzen birer kale olduğunu vurguladı.
Dönmez, "Akdeniz'de ne kimsenin hakkını yiyeceğiz ne de ülkemizin Kıbrıs'ta yaşayan soydaşlarımızın hakkından vazgeçeceğiz. Hem kendi ruhsat alanlarımızda hem de KKTC'nin TP'ye vermiş olduğu ruhsatla aramalarımızı sürdüreceğiz. 2020'de de yine planlarımız doğrultusunda çalışmalarımız devam edecek. Önümüzdeki yıl 5 yeni kuyu daha açmayı planlıyoruz." şeklinde konuştu.

 

"Akdeniz'de misafir değil ev sahibiyiz"

 

Son günlerde önemli bir gelişme yaşandığını anımsatan Dönmez, Libya ile deniz yetki alanlarının belirlenmesinde hayati bir anlaşma yapıldığını hatırlattı.
Fatih Dönmez, şöyle konuştu:

"Böylece Akdeniz'de Türkiye olmadan hiçbir projenin gerçekleşmeyeceğini bir daha göstermiş olduk. Libya ile imzaladığımız deniz yetki alanlarımızı sınırlayan mutabakat muhtırası Meclisten de geçti. Aynı zamanda Libya'daki Ulusal Mutabakat Meclisi de süreci tamamlamış oldu. Şimdi bu alanların ruhsatlandırma çalışmalarına en kısa sürede başlayacağız. Böylece her iki ülkenin kıyıları arasında kalan bölgede Libya ve Türkiye'den izin almaksızın hiç kimse bir şey yapamayacak. Oyunları bozmuş olduk. Sayın Cumhurbaşkanımız da bunu vurguladı ve 'Onayımız olmadan bölgede hiç kimse arama tarama faaliyeti yapamaz. Doğal gaz ve diğer enerji nakil hatları tesis edemez.' dedi. İnşallah bu hedef doğrultusunda kararlılıkla kimseden korkmadan, çekinmeden yolumuza devam edeceğiz. Hiç kimse Türkiye'nin kararlılığını sınamaya kalkmasın. Milletimizin desteği arkamızda oldukça asla geri adım atmayacağız. Hedefimiz belli; arayacağız, varsa bulacağız. Herkes şunu bilsin ki; Akdeniz'de misafir değil ev sahibiyiz."

 

"Türk Akımı ile enerjide merkez ülke olma konumumuzu pekiştireceğiz"

 

"Geçen yıl devreye aldığımız kanalın ilk etabında Nevşehir'e kadar olan kısmını aldık. 2020'den itibaren gaz akışına başlayacak. Türk Akımı ile enerjide merkez ülke olma konumumuzu pekiştireceğiz." diyen Dönmez, "Geçtiğimiz haftalarda sayın Cumhurbaşkanımız ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'in teşrifleriyle TANAP'ın Avrupa gaz bağlantısını da tamamladık. Bir diğer proje de Türk-Rus ortaklığının güçlü simgesi olan Türk Akımı. Deniz kısmı çalışmalarını geçen yıl tamamladık. 2020 başlarında ocak ayı başında gaz akışını da başlatmış olacağız. Sayın Putin'in de katılımı ile artık Türk akımından gelen gaz Bulgaristan sınırından Avrupa'ya gitmek üzere tesis edilmiş olacak." ifadesini kullandı.
Bakan Fatih Dönmez, enerji denilince akıllara her zaman petrol, doğal gaz ve yenilenebilir enerjinin geldiğini dile getirerek, madenlerin de önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.
Maden ithalatına yılda 20-25 milyar dolar sarf edildiğini anlatan Dönmez, yer altı kaynakları gün ışığına çıksın, millet refaha ulaşsın diye uğraşırken birilerinin madenlerin yerin altında kalmasını istediğini aktararak, "Çevrecilik kılıfı adı altında yaptıkları şeyin özü esasında Türkiye'deki madenlerin çıkarılmamasıdır. Dillerinin altından çıkaramadıkları bakla aslında bu. Enerji ithalatımız yüksek, bunun için yapmamız gereken şey yerli ve yenilenebilir kaynaklarımızı daha fazla devreye almaktır. Maden kaynaklarımızı ekonomiye kazandırmaktır. Biz bu yolda doğru bildiklerimizden asla geri adım atmayacağız. Ne çevreden ne de madenlerimizden vazgeçeriz. Çünkü çevre de bizim madenler de. Bunun için durmadan, yılmadan, duraksamadan çalışmalarımızı sürdüreceğiz." şeklinde konuştu.

 

MTA'nın hedefi 1 milyon metre sondaj

 

Bakan Dönmez, 1935 yılından bu yana yapılan yaklaşık 9,5 milyon metrelik sondajın 3,5 milyonluk kısmının son üç yılda gerçekleştiğini, son üç yılda bir milyon metrelik sondaja imza attıklarını anlattı.
Gelecek yıl da MTA'nın 1 milyon metre sondaj hedefini yakalayacağını belirten Dönmez, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Böylece yerlileşme çalışmalarımızla ithal kömürü yerli kömüre dönüştürerek yerli enerji hedeflerimize emin adımlarla ilerlemeye devam edeceğiz. Satılabilir taş kömürünü yüzde 20 artırarak 750 bin tona ulaştırdık. Önümüzdeki yıl da 1 milyon tona ulaştıracağız. Milletimizin hayatına dokunmak ve hayatlarının her alanında var olmaktan gurur duyuyoruz. Milletimizin duası bizimle."