7. Büyükelçiler Konferansı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 7. Büyükelçiler Konferansı'nda yaptığı konuşmada, kış aylarında Türkiye'de doğalgaz tüketiminde artışlar olduğunu söyledi.

08.01.2015
  • Paylaş

Yaz aylarında tüketilen doğalgazın 22 katını kış aylarında kullanan şehirlerin olduğunu anlatan Bakan Yıldız, "Şu ana kadar, Türkiye’nin enerji sektörü yapılanmasındaki yaklaşık 90 yıllık siyasi tarihinde, en yüksek çektiği doğalgazı gördük. 213 milyon metreküp doğalgaz 1 günde çekildi. Bizim 193 milyon metreküp günlük arzımızın olduğu bir ortamda, 213 milyon metreküp doğalgaz kullanabildik, farklı metotlardan dolayı. Bu bir risktir ve bu riski yönetmek biz idarecilere düşer" diye konuştu.
Bakan Yıldız, dünyada yıllık doğalgaz tüketimi 3-4 milyar metreküp olan birçok ülke olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'nin 1 milyar metreküplük gazı 5 günde tükettiğini söyledi.
Dünyadaki ham petrol fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yıldız, düşüşün teknik gerekçelerden daha çok siyasi gerekçelere dayandığını vurguladı. Yıldız, "Düşme gerekçesi teknik olan bir konunun yükselme gerekçesi de tekniktir. Aynı şekilde siyasi olan gerekçeler, yine siyasi gerekçelerle yükselir" ifadesini kullandı.
"Ham petrol fiyatlarının düşüyor olması birilerinin kazandığı, birilerinin de kaybettiği bir ortama doğru gidiyor" diyen Yıldız, son altı ayda petrol üreticisi ülkelerin gerek karlarından, gerekse maliyetlerinden 975 milyar dolar kaybettiğini, aynı şekilde tüketici ülkelerin de 975 milyar dolar kazandığını aktardı.
Yıldız, dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 1-1,5'una karşılık gelen Türkiye için de benzer rakamların söz konusu olduğunu, ülkelerin benzine uyguladığı vergi oranlarındaki payın bunu değiştirdiğini anlattı.

Benzinde 12 kez, motorinde 9 kez indirim oldu

Türkiye'de düşen petrol fiyatlarının vatandaş açısından sevindirici olduğuna işaret eden Yıldız, son altı ayda yapılan indirimin 1 liraya yaklaştığını belirterek, benzin de 97 kuruş olmak üzere 12 kez, motorinde de 84 kuruş olmak üzere 9 kez indirime gidildiğini söyledi. Yıldız, şöyle konuştu:
"Her zaman petrol şirketlerinden şikayet ederiz. Ham petrol fiyatlarının son 6 yılın en düşük rakamına ulaşmış olması, vatandaşımızın cebinden harcadığı giderlerin azalması, sevindirici bir durum. Özellikle tüketici ülke olan Türkiye için sevindirici bir durum. Son altı ay içerisinde benzinde 55 litrelik bir depoda normal bir araçta 55 lira, motorinde de yaklaşık 45 lirayı vatandaşımız cebine koymuş oldu. Gelirlerin artması ne kadar önemliyse, vatandaşımızın, şirketimizin veya sanayicimizin giderlerinin azalması da bir o kadar önemli. Son altı ay içinde bunun toplam rakamı 6 milyar dolar. Bu durumun bir yıl sürmesi halinde inşallah 13 milyar dolarlık giderimizin azalması olarak görüyoruz."

Yenilenebilirde minimum yüzde 33’e çıkarmak istiyoruz

Yıldız, Türkiye'nin, AB üyesi ülkelerden iki kat daha fazla yenilenebilir enerji kaynaklarını kullandığını söyledi. Yenilenebilirde Almanya örneğini veren Yıldız, şunları kaydetti:
"Almanya’da baktığınızda, rüzgar gülleri dönüyor, güneş panelleri, dağ bayır demeden her tarafta. Enerjiyi buradan üretiyor ama ufak bir detay var. Almanya enerji ihtiyacının hemen hemen yarısını kömürden elde ediyor. Elektrik üretiminde kömürün payını yüzde 51’e çıkarma kararını yayınlayan Almanya. Türkiye'de ise yüzde 26’lar civarında. Biz minimum yüzde 33’e çıkarmak istiyoruz. Bunu yaparken, ne yeşillikten, ne zeytin ağacından ne de santralden vazgeçeceğiz."
Soma Yırca’daki zeytin ağaçlarının sökülmesi konusuna da değinen Yıldız, "Orada çok kötü bir üslup yanlışı ile zeytin ağaçları sökümü oldu. Oradaki üslubu tasvip etmemiz mümkün değil. Türkiye’de son 12 yılda 97-99 milyon civarında olan zeytin ağacı, 170 milyona çıkarıldı" dedi.
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Yıldız, şöyle devam etti:
"Son 12 yılda enerjideki büyüme son 100 yıldaki büyümeden daha fazla oldu. 6000 zeytin ağacının yaklaşık ortalama 18 kilo zeytin verdiğini söylersek, 100 ton civarında zeytin üretiyoruz, bunun yüzde 12’sini zeytinyağı yapıyoruz, yüzde 80’ini yemeklik zeytin olarak yiyoruz. Cirosu yaklaşık 1 milyon lira. Enerji kısmında ise 153 milyon ton kömür var. Bugünkü piyasa değeriyle 30 yılda alınacak değer, 7.5 milyar dolar. Bunu yok sayamayız. Bu kaynak 77 milyonun. Buraya 1.6 milyar dolarlık tesis yapılacak, 5000’e yakın insan çalışacak. Bu tesiste üretilecek her elektrik kilovatsaat başına 5,11 kuruş alacağız, bu da yaklaşık 3 milyar kilovatsaat üreten bu santral için 150 milyon lira yapıyor.
Yalnızca zeytin ağacı dikmek isterseniz 9 milyon. Her gün, 30 yıl boyunca bu parayı artan miktarlarda alıyorsunuz. Yerli kömürden üretilecek elektriği doğalgazdan elde etmiş olsaydık, 230 milyon dolar ithalata para verecektik. Şimdi oradaki protestoyu yöneten, İstanbul’dan gelen 26 kişi. Kusura bakmayın, biz ülke yönetiyoruz. 26 kişi bizim yaptıklarımızdan memnun olmayabilir. Oradaki üslup hatasına takılmamak lazım. Bir yeri işaret ediyorsanız, işaret eden ele bakılmaz, işaret edilen yere bakılır."
Doğalgaz arzında Rusya'nın rolüne dikkati çeken Yıldız, Türkiye'nin doğalgaz arzının yarısının Rusya tarafından karşılandığını ve bunun da yaklaşık yarısının Ukrayna üzerinden gelen batı hattı yoluyla sağlandığını belirtti. Yıldız, batı hattından gelen gazın miktarına ilişkin, "Türkiye'nin toplam doğalgaz arzının yaklaşık yüzde 12,5'ine tekabül ettiğini görüyoruz" dedi.
AB-Rusya ilişkilerine de değinen Yıldız, "Rusya, Türkiye için önemlidir. Türkiye için de Rusya önemlidir, herhangi bir komşumuz değildir. Siyasi olaylarla alakalı her konuda fikir birliği sağlanamayacağını her iki ülke de kabul etmiştir. Kurumsal tarihi hafızaları bunu teyit etmektedir" değerlendirmesinde bulundu.
Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Güney Akım projesinden vazgeçildiğini dünya kamuoyuyla paylaştığını anımsatan Yıldız, şunları kaydetti:
"Güney akımın ortağı, Türkiye değildir. Güney akımın ortağı AB üyesi ülkelerdir. Bu konuda algıyla gerçeğin çok ayrı noktalarda olduğunu söylememiz lazım. AB üyesi ülkelerden 20'ye yakın basın mensubuyla yaptığımız toplantıda, ortakların Almanya-İtalya-Fransa olduğunu orada yeni öğrenenler oldu. Bizim bu gerçekleri bilerek yola çıkmamız lazım. Güney akımın ortaklarının AB üyesi ülkeler olması, o konuyla alakalı yüzleşmesi, hesaplaşması gereken ülkelerin de aynı adresler olduğunu gösterir."
İran'a uygulanan yaptırımları da değerlendiren Yıldız, uygulanan politika ve stratejilerin sürdürülebilir olmasının ülkeler açısından önemine işaret etti. Yıldız, "Geçen yıl İran'la alakalı yaptırımlar için hararetli konuşan ülkelerin, İsrail devlet başkanıyla İran devlet başkanının görüşmemeleri konusunda bir sebep olmadığını açıklamalarıyla beraber, bence açığa düştüklerini görmeleri lazım" ifadelerini kullandı.